<<  Temmuz 2010  >>
Pa. Sa. Ça. Pe. Cu. Cu. Pa.
 28  29  30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31  1
Alevi örgütlenmesinin önceliği ne olmalıdır ?







» Yorumlar
» Anket Arşivi

E-Posta

Format
BATH Ravalement
KAYALAR
SARL Construction de l'Horizon 2000
KILIC FASHION COMPANY
Bulut
Crepis Rhin
Celik Construction
Feronnerie SAYLIK
Keles Renovations
SARL Pave Performance
PFF Façade
T. Plâtrerie
Cabinet François Brunet
Unal Renove
Ziyaretçi Defteri Kayıtları
Yeni Kayıt Ekle
Tarih 08.06.10, 23:13 Yazan okan Yer: istanbul
sitenize şans eseri internette gezinirken rasladım Fransadaki dostlarımızın alevilik etrafında örgütlenmeleri beni çok mutlu etti siteyi kuranlara çok teşekkür ederim hep beraber aleviligi tanıtalım tüm yozlara yobazlara karşın dimdik duralım biz Adem peygamberden, Hz. Muhammed’e insanlığın sesinin devamı. biz her türlü hileye ve düzenbazlığa boyun eğmeyen Hz. Ali’lerin, zalimin zulmüne biat etmeyen İmam Hüseyin’lerin, kahpelere kanmayan İmam Hasan’ların, zorbalığa karşı direnişi yükselten Babailerin, haksızlığa bir kez bile rıza göstermeyen Ebu Müslüm’lerin, kötülerin ve sömürücülerin korkulu rüyası Hasan Sabbah’ların, ölümü gülerek selamlayan Bedrettin’lerin, Börklüce Mustafa’ların, Torlak Kemal’lerin, yüzülen derisini sırtına alıp giden Nesimi’lerin, darağacında da olsa doğruları haykıran Hallacı Mansur’ların, Hınzır’lara inat şaha giden Pir Sultan’ların, Hacı Bektaş’ların, Kalender Çelebi’lerin, Mevlana’ların, Bozoklu Celal’lerin, Yunus Emre’lerin, ateşte semah dönenlerin değerlerini teslim ettikleri bizlere yakışır mı uyumak? yakışır mı ateşte semah dönenlerin değerlerine sırt dönmek?
Tarih 27.05.10, 21:50 Yazan alevimisin.com Yer: istanbul
Bismişah Allah Allah
Merhaba canlar
Sitenizi sitemizde link olarak paylasmaktan gurur duyuyoruz
En derin saygılarımızla
Gerçege hüü
Teslim abdal ocagından dede
Tarih 06.05.10, 01:36 Yazan HUBYAR KÖYÜ DERNEĞİ
Hubyar Köyü Derneğin den Kamuoyuna Duyurulur


Derneğimiz Hubyar Köyü kültür ve sosyal yardımlaşma derneği olarak 1967 de kurulmuş olup bugüne kadar köyümüze ve halkımıza yardım etmekle olup sosyal ve kültürel olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Hubyar türbesinin 26 Nisan 2010 ‘da Almus Mahkemesinde görülen dava vakıflar idaresi denetiminde köy tüzel kişiliğine verilmesine karar verilmiştir.
Yüzyıllardır köyümüz halkından bir aileye ait olan evleri dahi kadastro çalışmaları sırasında sırf cem evi yazıyor diye o zamanki köy muhtarı kendine yakın olan insanları şahitlik yaptırarak bu evlere el konulmasını sağlamıştır.
Kaldı ki bundan on yıl önceye kadar hiçbir köyde cem evi olmadığı her evin bir cem evi olarak kullanıldığı tüm aleviler tarafından bilinmektedir ve cem evleri resmen yok sayılmaktadır.
Şimdi sırada neresi var Kızıl armut mezrasında sürekli cem yapılan SOLAK ailesinin evimi ya da Bekülü mahallesinden SARIYAR ’ların evimi?
Bu insanlar asırlardır atadan toruna Osmanlı dan Cumhuriyete en zor dönemlerde dahi her türlü riski göze alarak kendi evlerini cem evi olarak sunan çoluğumuzun çocuğumuzu cem ortamlarında yetişmelerine hizmet ettilerse karşılığında evlerine el mi konulacaktır.
Dedelik kurumunu dışlayarak bir alevi ocağını vakıflar idaresi denetiminde köy muhtarlığına bağlamakta olan bu kararı alevi ocak sistemine darbe vuracak bir karar olduğundan dolayı kınıyoruz.
Bu yola hizmet verenlerin kendi yurtlarına kapılarını tanıyıp tanımadıkları her misafire açık tutmalarının genelde bir Anadolu insanı olmanın ve özelde de her dedenin görevi ve doğal yaşantısı olan bu durumun insanların yüzyıllardır ikamet ettikleri yurtlarına el koyma bahanesi olarak kullanılmasını kınıyoruz.
İnsanların evlerinde cem yaptırmalarını cezalandıran bir karar olduğu için kınıyoruz. Cem evlerimizin teslim edildiği köy muhtarlığının sürekli engellemeye çalıştığı tuvalet yapılmasına bile karşı çıktığı etkinliklere katılanların teröristlikle suçlandığı bu yıl yedincisi (7) yapacağımız Hubyar Anma Tören ve Etkinliklerimiz 24-25 Temmuzda yine on binlerin katılacağı bir etkinlik olacaktır.
Bu etkinliğimize Katılacak olanların tamamı; bir alevi türbesine evinde cem yaptıranların evlerine, cem evlerine el koyan kararı kınamak lanetlemek için çağrılacaktır.


Hubyar Köyü Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği
Tarih 05.05.10, 14:31 Yazan Müge Yer: Ankara
OĞULLARI ÖLEN ANALARA TÜRKÜ

Onlar ölmediler yok,
Ateş fitilleri gibi:
Dimdik ayakta,
Barut ortasındalar!

Karıştı, bakır tenli
Çayır çimene,
Karıştı,
O canım hayalleri:
Zırhlı bir rüzgâr,
Perdesi gibi;
Bir set gibi:
Kızgın çehreli,
Göğüs gibi:
Göğün görünmez göğsü gibi!

Analar, onlar ayakta
Buğday içindeler, onlar,
Yücelerden yüce dururlar:
Dünyayı doruktan seyreden,
Bir öğle güneşi gibi.
Bir çan darbeleri gibi,
Onlar.
Ölmüş gövdeler arasında,
Zaferi çekiçleyen bir ses gibi
Onlar,
Kara bir ses gibi.
Ey canevinden vurulmuş,
Toz duman olmuş bacılar!
İnanın oğullarınıza.
Kök oldu onlar,
Sade kök:
Kan suratlı,
Taşlar altında.
Karışmadı toprağa,
Dağılmış kemikçikleri.
Ağızları ısırır hala,
Kuru barutu;
Ve demir bir okyanus gibi,
Titreşirler hâlâ.
Ben ölmedim, der,
Yumrukları;
Yukarı kalkık yumrukları,
Daha.

Bunca yere düşmüşlerden,
Yenilmez bir hayat doğar:
Bir tek beden olur,
Analar, bayraklar, çocuklar,
Hayat gibi canlı tek bir beden;
Bir yüz bekler karanlıkları,
Ölü gözleriyle,
Kılıcı dopdolu,
Dünya ümitlerinden.

Dursun,

Dursun yas esvaplarınız.
Yığın derleyin,
Gözyaşlarınızı;
Bir metal oluncaya kadar:
Bununla vuracağız,
Gündüz gece;
Bununla çiğneyeceğiz,
Gündüz gece;
Bununla tüküreceğiz
Gündüz gece
Kin kapılarını,
Kırıncaya kadar.

Oğullarınızı bilirdim,
Unutmadım acılarınızı.
Ölümleriyle nasıl kıvandıysam,
Hayatlarıyla da öyleyimdir.
Onların gülüşleridir:
Karanlık atölyeleri ışıtan.
Her gün metroda, yanıbaşımda:
Onların ayak sesleridir,
Çın çın.
Akdeniz portakallarında,
Güney ağları içinde;
Yapılarda,
Basımevi mürekkeplerinde;
Kalplerini tutuşur gördüm onların,
Güçle, yangınla.

Ben de sizler gibiyim, analar.
Benim kalbim de yas dolu, ölüm dolu.
Gülüşlerinizi öldüren kanla,
Serpilip gelişmiş;
Bir orman gibidir kalbim.
Günlerin kahredici yalnızlığı,
Uyanışın sisli öfkeleri
Girmiştir içine.

Susamış sırtlanları,
Bitip tükenmez ürmeleriyle
Afrika'dan gürleyen hayvan sesini;
Öfkeyi, iniltileri, hoş görmeleri,
Bırakın, bir yana bırakın.
Ölümün ve tasanın
Çemberinden geçmiş analar,
Doğan ulu günün ortasına bakın:
Bu topraktan güler ölüleriniz.
Kalkık yumrukları titrer,
Buğdayın üstünde,
Bilesiniz.

PABLO NERUDA

Bu gün 5 mayıs.. Hıdırellez olarak bilinen baharın karşılandığı 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan günde bu ülkenin baharı olan yarınlar için adak edilen "Üç Fidan"'ın anısına...
Tarih 29.04.10, 21:41 Yazan Bekir Özgür Yer: Niksar Korulu köyü
ÖZGÜRCE
bekirozgur60@hotmail.com

ALEVİLİĞİN GÜNCEL SORUNU ÜZERİNE
Alevilik; yaşadığı tarihi badireler sürecinde varlığını sürdürebilmek umudu, kaygı ve kararlığıyla değişen koşullara uyarak, (öncesini anlatmaya gerek duymuyorum) Bizans’ın Hıristiyan dayatmasına karşı kendisini St- Paul’cu, yani “Gerçek Hıristiyan biziz” diyerek, ‘Pavlikan’ adını aldılar.
Bölgeye İslam’ın hâkim olduğu koşullarda İslam’la bağıntılı gözüken “Allah-Muhammet-Ali, On iki İmam ve Ehl-i Beyt kültünü kendilerine göre tasvir edip “İslam’ın özü biziz” diyerek, “Varlığın Birliği” ilkesini günümüze kadar sürdüre geldiler.
Bu tarihsel sürecin iktisadi altyapısı, toprağa bağımlı, gereksinime göre üretim tarzıdır; bu sosyolojik yapıya “kapalı toplum” denilir. Aleviliğin bu altyapı üzerindeki yapılanması ocak sistemine bağlı dede-talip ilişkisidir.
Özellikle 1950 den sonra pazar ekonomisi denilen kapitalist üretime geçişle gelişen sanayi, ihtiyacı olan emek unsurlarını köylerden, yoğunlaştığı şehirlere çekerken, Aleviliğin Ocak-dede-talip yapılanması da çözülme ve koşullara uygun yeni yapılanma sürecine girmiştir.
İnsanlığın Musevilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet’in dayatma değerlerini geride bıraktığı, insan hak ve özgürlüklerinin temel değer olduğu günümüzde, Alevilik de özüne uygun hümanist değerleri emek eksenli savunan bağdaşıklarıyla yeni yapılanma süreci içindedir.
Alevilerin Maraş, Çorum, Madımak vb. taze acılarını yadsıyıp, cem evlerinde Kerbela anısına Alevilere dizlerini dövdürenler, Aleviliğin İslam’ın özü olduğunu telkin ederek Türk-İslam sentezi içinde eritmeye uğraşanlar, evrensel Aleviliği ve Alevileri ırkçı anlayışla şahsi çıkarları için ırkçı ve dinci devlete peşkeş çekme telaşı içinde olanlar, boşuna zahmet çekiyorlar.
Aleviliğin geçirdiği Sosyolojik evrim tezini savunanları, gizli Ermeni düşmanlığı tutkularıyla, ince ırkçı ve çıkarcı yaklaşımlarla Hıristiyanlık ve Musevilik misyoneri ilan edenlerin telaşı ve uğraşları, umdukları veya bekledikleri sonucu vermeyecek.
Geçmişin teolojik düşünsel akımlarının dayatmalarına karşın Alevilik, nasıl sırlar dünyasına büründü ve sözel iletişim geleneğini geliştirdi ise, mevcut hızlı iletişim teknolojisi ve görece özgürlük ortamında sırlarını ifşa ederek, sözlü geleneğini yazılıya ve görsele çevirip barışçı ve eşit paylaşımcı özüne uygun hemhal olduğu bileşenleriyle doğal mecrasında ilerlemekte.
Ortodoks kilisesinin Batı Avrupa’da Katharları ve Albigenleri, orta Avrupa’da Bogomilleri meydanlarda kazığa bağlayıp yakmaları, Anadolu’da Bizans’ın Pavlikanlara uyguladığı toplu katliamlar, Selçuklunun Babailere yönelik vahşi uygulamaları insanlık bağlamında Aleviliğin acı geçmişidir.
Hıristiyanların tanrı adına uyguladığı vahşete, İslamiyet adına Osmanlının sayısı belirsiz kıyım hareketine karşın, özünü kaybetmeden varlığını sürdüren ve günümüzdeki adı Alevilik olan bu Soylu ve Ulu Yol’un talipleri, bugün çağın koşullarına uygun yeni bir yapılanma içindeler.
Avrupa’da ki Alevi örgütlerinin girişimiyle okullarda verilen Alevilik dersleri, akademik alanlarda açılan Alevilik kürsüleri, Aleviliğin ana yurdu Anadolu’da hızla yaygınlaşan Alevi-Bektaşi örgütlenmeleri, 9 Kasım 2008 ve 8 Kasım 2009 mitinglerine yoğun katılım ve dile getirilen talepler, Aleviliğin soyut hümanist ideallerinin somut güce dönüştüğünün işaretleridir.
Tarihteki teolojik akımlardan kendi karakteristik özüne uyun düşen değerleri içselleştir
Tarih 27.04.10, 12:14 Yazan moug1het81 Yer: Ankara
Merhaba
Ben hep şuna inanmışımdır. Eğer bir toplumda olabildiğince olayın köküne inmeye çalışan, o bulanıklığı olabildiğince netleştirmeye çalışan birileri varsa onların çabasına iyi bakmak gerekir.Şimdi genel olarak çok kapsamlı bir konu olan Alevilik mezhebinin bulunduğu durum ve ötesinde Türkiye'nin boğuştuğu bütün sorunlarda bireysel, toplumsal ne yapılabilir? Bunu şu şekilde özetlemek ne kadar haddime düşer bilmiyorum ama anlaşılır bir ifade olacağnı düşündüğüm için bu şekilde açıklamak istiyorum.Ciddi bir parçalanma var. Bir camın tuzla buz olması gibi. O cam toz halinde ve kesici zemine dağılmışken nerden nasıl yürünileceğini, yani yol haritasını herkes iyi görmeli.Şimdi ortak amaç eğer bu köklü sorunlara büyük ve bilinçli bir kalabalık kitle ile cevap vemekse önce o kitlenin neden oluşmadığı tartışmaları yapılmalı. Bunun üstünde yoğunlaşılmalı. Ve bu tuzla buz olan cam kırıntıları üzerinde o herkesin buluşması istenilen noktaya yürürken her bir birey ( bu durumda kendini gönülden somumlu hisseden) kendi sıratını (o öte dünyada olduğu söylenen köprü ki bana göre her zaman ve her yerdedir) belirlemesi gerek. Hangi koşullarda ne yaparsa ne zorluk çıkar ne yapmazsa ne çıkmaz kimler attığı her adımda ona el uzatabilir kimler ister fakat bir başkasına göre daha az mümkün olur. Bunlar iyi görülmeli. Öncelikle tek boyutta düşünülmemeli. Önümüzde tek bir çizgi yok. Dahası 3 boyutlu düşünmek gerek. Ama önce o düzlemi görmekle başlanmalı. Çünkü tek çizgi kimini dostken düşman kimini düşmanken dost gösterebiliyor ve o zaman sıratını bilmeden yürüyorsun. Sonuçta kırgınlıklar üzüntüler ve hüsranlar topluca yaşanıyor. Cambazlık değil iş. Zaten hep öyle kalsın isteniyor. Bu örgütlenme içerisinde de Federasyonda çalışan Fransa dahilinde ya da dışardan bu ağa katılan bir sürü insan vardır. Ama kimsenin A kişisine uzatabileceği el ile B kişisine uzatabileceği el konumu gereği ilk aşamada eşit olmayabilir. Bu o kişilerin birbirine yardım etmeyeceği etmek istemediği ya da o potansiyeli taşımadığı anlamına gelmez. Ya da normal bir örgütlenme için bu böyle düşünülebilir. Benim fark ettiğim gerici köktenci ve faşist aynı zamanda feodal vasıflarından sıyrılamamış bireyler, topluluklar ve toplumlar tek boyutlu düşündükleri için tek çizgide yürümektedirle. Ve bunu sonucu kapmlaşma olur genelde. Ya çizgidesindeir ya değilsindir. Ya düşersin ya cambaz olursun. Alevilik öğretisinde pek çok boyutu kavratabilecek bir dinamizm var. Bu noktada bana göre önemli ve Aleviliğin kurumsallaşması ve bu anlayışla nüfuz etmesi son derece önemli. Ben Yeni Alevilik ile açılım çalışmalarına dair haberde yorum olarak da bunu ekledim. Çok boyutlu bakabilmeyi günlük hayata nasıl geçiririz? sorusuna üretilen her cevap ciddi bir kazanımdır diye düşünüyorum.
Sevgiler.
Tarih 23.04.10, 11:18 Yazan Hüseyin KELEŞ
Ulusal egemenlik ve çocuk bayramɪnɪzɪ kutluyor, coşkunuzun ve yaşam sevincinizin sürekli olmasɪnɪ diliyorum.

Aşk Ile

Hüseyin KELEŞ
Tarih 21.04.10, 00:39 Yazan Durak Ceylan
merhaba canlar sevgilerimle
Tarih 21.04.10, 00:33 Yazan Durak Ceylan
sevgili hasan kardes site cok güzel emegi gecen can doslara tesekürlerimi sunuyorum
Tarih 18.04.10, 12:51 Yazan gökhan Yer: ANKARA/TURKIYE
slm arkadaşlar bu siteye yeni katıldım sivaslıyım ankarada oturuyorum elbistanda askerlik yapıyorum fran böyle bi sitenin kurulmasında bu kültürü yaşatılmasında emegi geçen bütün canlara slm olsun ... msn: gundogan1111@hotmail.com
Tarih 17.04.10, 01:13 Yazan mehmet ali Yer: lanester
sevgiye dostluga barisa butun canli varliga can dedik
yaksalarda yiksalarda dusmanimiz da olsa insandir dedik
4 kitaba eyvalah hak ve halk birdir dedik
hangi varliga sen yaramasin dedik
neden ayri gorurler aleviligimizi

sabah dogan gunes sana ayri bana ayrimi doguyor
omur dedigin hizla gelip geciyor
insanlar nevsine mahkum olmus gidiyor
zaman seni beni onune katmis sel gibi gidiyor
durdur durdura bilirsen insan oglu

sevgi mesalemiz olsun
isigi dostlugumuz olsun
kin kibir dusmanlik cikar yok olsun
mademki insa denmis bize her sey insanca olsun

saygilarimla iciniz sevgi dolsun
M A K M
Tarih 28.03.10, 01:46 Yazan Yasemin Kaya Demir Yer: CLUSES
Ben Cluses ACSIP derneginin 2. Baskani olarak, sitede emegi geçen tüm canlara tesekkürlerimi, saygi ve sevgilerimi iletirim.

6 Mart 2010 'da düzenledigimiz " 8 Mart kadinlar günü " etkinligimizde bizlerle olan Erdal Kiliçkaya'ya, canlarimizi bildigilendirdigi için kendisine tekrar tsk etmek isterim. Onca kilometreler yapip yanimizda bulunmasiyla onur ve gurur duyduk.

Bu aksam Sayin Hasan Ünal ve Villefrance AKM sinden kendisine eslik eden Haydar ve ihsan arkadaslarimiza tesekkur etmek istiyorum. BIzleri FUAF hakkinda bilgilendirdiler. Kafamizdaki soru isaretlerini bizlere verdikleri cevaplarla yok ettiler. En yakin zamanda Federasyona baglanma dilegiyle...

Ask ile kalin.

Yasemin Kaya Demir
Tarih 16.03.10, 17:18 Yazan orhan ALEVİ
HAKİKAT SIRRINI ÇÖZMEK DERİNLİK , CESARET , SOYLULUK İSTER ......
YANSIN YAKILSIN ÇERAĞIMIZ AŞK İLE İLİMLE !

yanmışım , gezmişim , görmüşüm , kaynamışım , pişmişim
hala okyanusta damla olmamışım , çiğmişim meğer ,
dün gece seni aradım çatıda dedemin bize yadigar antikaları arasında ,
artık sabahları uyanmak istemiyorum gece bitmesin ,
öleceğiz , öldürecek bu günler - yoz karekter sistemler bizleri


alimler , hocalar dün televizyonda mehdi - mesih gelecekmi
diye birbirlerine diş bilemekteydiler ,
sonra solcular , proflar marx , pirsultan gelse yağmur duasında
çokbilmişler , prangalı beyinler kurtara gelsin insanlığı birileri der durur ,
beynin sulanır , kime inansan şaşarsın , yalnızsındır
atarsın kendini bulvarlara , insanların içine
oda ne ayrık birkaç çiçek yolun kenarında el sallıyor
yerden kaldırıp başının üstüne teberik sararsın onları
işte o ayrık çiçeklerin adı ahmet - çetin - mehmet altanlardır


canlar bu altanlar başıma karasevdayı gark etmeden evvel
iyidim , hoştum , yarın hangi güzelle sevişecem diye hülyalar kurardım
şimdi nerde heyacanlı , bohem yaşayan çocuktan iz
artık araştırıyor , okuyor , hukuku - dayanışmayı özlüyor
benim bundandır altanlara kinim , garezim
şizofren bir aşık gibi onları bir sokakta , kitapçılarda bulursam
çerağı kafalarında yakacak bu fakir kardeşiniz
gelsin eşiğe hamlar dörkapı kırk makamı geçerek hakiki sırra ermeye ,
cehalet - esaret zincirlerini resmi suratlı apoletin suratına atalım
hepberaber koşalım ışığa ,hakka , adalete , demokrasiye , eşitliğe , iyi adına .......


16 . 3 . 2010 orhan DERGAH


Bilemiyorum şuan beynimden bilgisayara damıttığım duygulu nameler bunlar , Dünyaya tanrı tarafından gönderilmiş beyaz atlı kamillere adıyorum bu şiirimi , iyiki varsınız . Onlar karşılık beklemedi böyle bir şiir yazılsaydı kafiydi zaten , onlar acı çeker , çile çeker , zulüm görür sonrada onları görmezden geliriz . Neden böyle vefasızdır birçok insan neden ? Beşpara etmez kişiliklere - rütbelilere gösterilen dikkati neden beyaz atlı hakikatçılara göstermeyiz . Artık bilincimizde , yaşantımızda , kitaplarımızda bunların maceralarını , destanlarını , aşklarını , umutlarını görmek istiyoruz . Bizleri üstat necip fazıl , cemal süreya , rıza tevfik bölükbaşı , yahya kemal , hacıbektaş , saidi nursi engüzel şekillerde anlatagelmişti oysa . Ne yani iyi - güzel çocukları bizlere unutturacaklarda çakma - taşeron - yaban generalleri bizlere adam diyemi pazarlayacak sistemzadeler yani . Kimin vicdanı kaldırır bunu hangi hakiki dergah ehli buna ses çıkarmaz diye sorar dururum bu zamanede .... 16 .15
Tarih 09.03.10, 16:45 Yazan neyzen TEYVİK
chp - mhp - ordu - sivil işbirlikçileri değerli dostlar bu yapıya dikkat çekmek istiyorum . Bu yapıyı türkiyem artık kaldıramaz bunlar karanlıktan - kavgadan - ayrışmadan nemalanan üçüncü dünyalı taşralı partilerdir . Tanrı aşkına bu dörtlü yapı içinde aklı başında adam varmı ? yada rasyonel - reel çözümler üretebilecek kabiliyet - derinlik - birikim varmıdır ? Belki biraz ironik olacak ama gerçeklik payıda var güneydoğuda asker ölsünde yada millet birbirine girsin sonra cepheleşsinde saflar belirsin sonra seçim olunca hiçbir çaba - iler tutar polititikalar geliştirmeden halkın duygularıyla koltukları kapmak . Bu bağlamda bunların parti programlarını - tüzüklerini falan okuyunda görün bunların ilkel - boş yönlerini . Neden böyle ülkemdeki mevcut partiler yoksul - zengin uçurumları , işsizlik , zamlar , yolsuzluk , özelleştirmeler ....... gibi birçok önemli meseleye kafa yormak varken neden bozkır , çöl , kavga , ayrışma siyasetleri neden dostlar ? Bunları hakediyoruzmu samimi olarak söylemeliyim artık usandım bütün toplumun bu yoz - sığ - çözümsüz yapıyı düşürüp yapıcı - yolgösterici - faydalı - aklıselim yöne suyu çevirmek için çaba sarfetmesi gerekiyor . Bu okyanus - bilişim çağında bize yakıştırmıyorum bu yapıları . Son tahlilde daha kaliteli , şeffaf , denetlenebilinir , demokrat , emekten - köylüden - mazlumdan yana bir sistem için enbaşta meclisi düzeltmekten başlamalı diye düşünüyorum . Kaliteli insanlarımız akademik - ilim - herçevreden vardır siyaset ağalarının tekelini kırıp partileri demokratikleştirmeden başlanmalı önce . Yoksam bu ilkel - benim adamım yapıları ülkeyi dahada çıkılmaz hallere düşürüyor zaten . Söylenecek çok şey var umarım söylemek istediklerim zenginleştirilerek - tartışılırak - derinleştirilirek daha iyisini - namuslusunu - zamana yaraşırını yakalarız ....... 9 . 2 . 2010 ......... gerçekgündemden - saygın - değer verdiğimiz büyüklerimizden bu konularda samimi - denizfeneri olmasını bekliyor halkımız . selam - saygı - sevgi ......
Tarih 06.03.10, 16:56 Yazan mazlum ÖZEN
MESELELERİ GENİŞ - DERİN - KÖKLÜ YÖNLERDEN TAHLİL EDEBİLMEK BİRİKİM - TECRÜBE İSTER . ONLARDAN ŞU AN BİZDE YOK ......Elbette suç değilde canlar bu askerlerden , chp den ne beklenir , tanımaz gibi yapmayın lütfen kimseye yardım falan etmez bu ukala , kibirli , taşeron adamlar hızır aşkına köylerde vatandaşa nasıl ızdıraplar çektirdiklerini herkes bilir keşke yardım etseler nerde ? beni üzen bazı canların hala gerçekleri , failleri , perdenin ardını görmek istememeleri olaylara yüzeysel bakma çocukluk hastalığından kurtulamamaları , bazılarının popilizm - feodalizm girdabından çıkamamaları ......... kimseye yanaşmadan konuşuyorum ben çetin emeci , bahriye üçoku , turan dursun , uğur mumcu gibi birçok aydımızın ölümünde herkes tetikçileri suçladı - halk birbiriyle didişti durdu günbegün perdenin ardındakiler bugün allayıp pulladığınız bu avrasyacı elitist aristokrat jakoben oligarklar ve bürokrat monşerler , chp dir . Neden gerçeklerle yüzleşmek zorunuza gidiyor .? Sizler ne yapsanızda mızrak çuvala sığmıyor , nehiri yukarı döndüremezsiniz . Aynen sivas , maraş , gazi .......... olaylarında olduğu gibi bizlerden nemalanıp saltanatını devam ettirmek isteyen kuzu postlu dost görünürlerle neden hesaplaşma yok ? o zaman birçok kimsenin samimiyetinden , doğruluğundan kuşkulanmak elde değil ne yazıkki . Lütfen önce kendi evimizin önünü temizleyelim . Sonra öteleri temizleyelim sizlerden zaten çok şey beklemiyorum fakat biraz araştırma , düşünme , kıyas , okuma ...... yönlerinden kendimizi aşabilseydik ama daha şeriat kapısındayız ne yazıkki daha ilerlememiz lazım . Amaç halkın kamplaşması cahil halkın birbirini yemesi sonra siyaset - ordu ağaları ömürboyu koltuklarda olacak . Sonra demokrasi yok , eşkiya yasalar , beşpara etmez vekiller , kuralsız çalışma , dejenere kişilikler , satılmış beyinler ........ işte bunları görmek birikim ister . Aslında bizlerde bu damar - maya var ama neden beynelminel algılı bir mayacı daha çıkmadı . Geçmişte çok çıktı fakat neden şimdilerde bu kısırlık , ıssızlık , cehalet , tetikçilik , ukalalık , bilinçsizlik , taşralık , kuraklık anlamıyorum . Neden bu karşılıksız aşklar celladlara neden , ülkeyi biz canlar neden yönetemiyoruz ? nedenler öyle çokki hangisini söyleyeyim buradan ...... 6 2 . 2010 mazlum ÖZEN



Yeni Kayıt Ekle
İsminiz





Lütfen altaki işlemin sonucunu cevaplayınız

İşlem Sonucu:    =



FUAF - Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu | Yazdır