Tarih 02.09.10, 14:40
Yazan aslihan gürbüz Yer: İstanbul
Alevi değilim ama kültürümüze
kattıklarınız, türküleriniz, şiirleriniz
gerçekten mükemmel. Bunları bize
tattırdığınız için hepinize sevgi ve
saygılarımı sunmak istedim sadece..
Tarih 15.07.10, 09:28
Yazan ABDAL CAN
ACIYI BAL EYLEMEK ABDALIM !
Aşk yasak meyve miydi, yoksa mavi nehirler?
Adem’in gözlerinde açmaya duran bahar,
Havva’yı utancından iki büklüm eden
ar.
Yoksa on emir miydi İsa’nın sözlerinde,
Yanan arsız ateş mi, Kabil’in gözlerinde.
Züleyha’yı Yusuf’a mıknatıs mı
kalbeden
Aşkın yolu, uzun, sarp; tükenmez gelip giden.
Göl olurken Leyla’nın gözleri çölde
ansız.
Mecnun’un yüreğinde kurban kesilir;
kansız…
Kerem’in dişlerine düşen inci
ışık mı?
Aşakaya sarılan o deli sarmaşık
mı?”
Şirin düğmelerini çözerken ayan beyan,
Ferhat’ın kazmasında ateş miydi
parlayan?”
Uzun ince yollarda kaybolurken izimiz,
Musa’nın asasına yar olan
Kızıldeniz…”
Örtün, üstümü örtün, bu kadar
fazla; yeter!
Bir sancılı doğumda yorganı ıslatan
ter.
Dağlar bir bir geçilip geçilip yol
çıkar okyanusa,
Bir düz odundan gayrı kalmaz aşktan
Yunus’a.
Mevlana’da Şems miydin geleceğe ve düne?
Bir ocağın başında yanarken döne
döne.
Bize de şimdi kalan, sazda gönül eylemek,
Erenler demişti ki acıyı bal eylemek.
Ağzımızı acıtır yediğimiz
hazır al,
Yerinde durur muydu; bir kaşık tatsa balbal?
Hadi gül zamanıdır, haber ver
bülbülüme,
Balbaldan daha katı, aşk ne yapsın
gönlüme.
Biri iyilik yapıp verse bana can suyu.
Daima su dilermiş, böyleymiş aşkın
huyu.
Deli taylar oynuyor gönlümde; nasıl
huysuz…
Bunu anlamalıydım ilk kez kalınca susuz.
Şimdi tutmaz dizlerim, asam yok, yol dolaşık.
Söylemediler amma olmazmış benden aşık.
Yakılan ocaklara taşıyorum kuru dal.
Aşka “aşk olsun” deyin, bulamaz böyle
abdal.
Aşktır onun adı welat sevgisidir ,
Kamiller buldu , dördüncü kapıda hakiki
aşkı ,
Hamlar zaten çözemez
Birolalım , iri olalım , diri olalım canlar
!
canlar abdal
Tarih 10.07.10, 18:29
Yazan mehmet ali Yer: lanester
Uykudan uyandim sersem bir halde
Gozlerimi ovaladim uyandim yeniden
Seni aradim dag tas demeden
Coruma geldim seni gormedim o yerde
Arkadasim sana uyan demeye geldim
Ser verdim inan sir vermedim
Akan goz yaslarini silmeye geldim
Corum geldim ama seni goremedim
Yola sahip cikmak bu ise
Olanlara kader mis demekse
Katliyamcilara boyun
eymekse
Niye coruma geldim niye
Hani
bir laf vardir bana deymeyen yilan bin yasasin diye
Ates
duserse sizin haneye
Goz
yaslari duserse sevgiye
Belki
gelemem ozaman sorma niye gelmedin diye
M.A .K.M Corum
sehitlerimizi saygi ile aniyoruz
MEHMET
ALI LANESTER
Tarih 03.07.10, 15:58
Yazan mehmet ali Yer: lanester
17 CI YILINDA MADIMAK
Denizleri deniz yapan barajlar
Onlara can katan akar sular
Birlesimnen olustu deryalar
Icinde bin bir turlu canlilar
Hepsine hayat veren duyarlilar
Onlar simdi madimaktalar
37
Canimizin atesete semaha durdugu bugun
Yine
tahrih sorgulandi o gun
Katliyami yapanlarin kani dondu o gun
Duyarilar hakim savci idi bu gun
Sonun
geldi vapir sonun
Insanliga bir diyenler
Esitlige demikorasiye evet diyenler
Dunya hepimize yeter diynler
Dunya malini elinin tersi ile yitenler
M.A.K.M. Sizlere saygi ve segiler
35 DI CANIMIZI
SAYGIYLA ANIYOR
Hep kalbimizdesiniz diyorum
M.ALI
Tarih 02.07.10, 21:21
Yazan Aliseydi SEVİM Yer: Malatya -Fethiye
Köln’den Gelen Misafirler
Bu gün Cuma… İslam inancı
açısından “Cuma Namaz”larının
ayrı bir yeri vardır. AKP’nin ve onun ardındaki
güçlerin “Alevileri Asimile” etme
anlayışının devamı olarak okunan “online
Ezan” çağrısı sonucu, Fethiyeli olmayan bir
grup Camiye gitti. Her zaman olduğu gibi… Bunlar devlet dairesi
ile inşaatta çalışan işçi ile memurlar.
İnançları gereği ibadetlerini yapmaya
başları dik, şevkle, göğüslerini gere gere
gidip geliyorlar. Ben de hayranlıkla bakıyorum onlara. Kim
inançlı, kim inançsız; kiminki Tanrı
katında makbul, kiminki değil? Orasını Allah bilir.
Hüküm O’nundur.
Demokrasi: “çoğunluk idaresidir.” Bu tanım
eksik olması hesabı ile yanlıştır. Demokrasi:
“%99 çoğunluğun iktidarda olduğu bir
yapıda, azınlıkta kalan %1’in haklarının
hukuksal güvencede olduğu ve bu azıklıkla ve diğer
çoğunluğun da “temel insan hak ve
hürriyetlerine” dokunulmadığı,
dokunulamadığı bir rejimdir… “Demokrat”
yada “uygar insan” olmaksa, bu değerlere saygıyı
içselleştirmiş insan demektir.
İnançlar ve düşünceler
eleştirilebilir; fakat kınanamaz. Farklılıklara
saygı temel insan hakkıdır; dolaysı ile
farklılığını açıklamak, yaymak ve
yaşamakta bir insan hakkıdır…
Bu zeminden harekâtla, cemaatinin olduğu yerlerde Cami
yapılması(kamu kaynaklı değil) ve bu camilerden ezan
okunması ve cemaatinin camiye gidip ibadet etmesi ise bir “insan
hakkıdır ve buna saygı duyulmalı.”
Geldik “zurnanın zırt dediği,” yere...
Nüfusunun %99 Alevi olduğu, Cami Cemaatinin(yerleşik halk
bakımından) olmadığı bir yerleşim yerinde
bulunan tarihi cami ile minaresinin “sözde restorasyonu”
için 235,000,00(İKİYÜZOTUZBENBİN)tl kaynak
ayırmak ve ertesinde “online ezanı” oranın
yerleşik halkının %99’una sormadan okutmak,
“%1’in insan hak ve hürriyetine saygı ve hizmetin
gereği” midir?...
Alevilerin ibadethanesi “Cem Evleri ve Baba
Damlarıdır.” “Beldemizde
yaşamayan(nüfusumuza oranı %1 mertebesinde olan, bir
bakıma konuk) insanlara sözde hizmet için caminin
restorasyonuna 2006 yılında 235.000,00.tl kaynak ayırmak,
İmam Lojmanı yaptırmak ve bir imam tahsis etmek insan
haklarının gereği(?!) ise Fethiyeli(Alevi)lerin
%99’unun insan hakkı niye muallakta?
Bu sorulara “temel insan hak ve hürriyetleri”
açısından verilecek bir cevap, “elbette ki
yoktur...”
Dün bunları da konuşamayacak durumdaydık...
Şükür şimdi(Henüz camiye gidenler gibi kasıla
kasıla, gönül rahatlığı ve güvenle Cem
Evlerine gidemiyoruz, hatta çekinmeden kendimizi ifade edip
haklarımız arayamıyoruz… fakat;
TV’lerimiz, Dergilerimiz... var ve bu alanın inanç
önderleri ile diğer aleviler olarak daha rahat konuşacak
duruma geldik. Bunu Hükümetimizin AB müfredatına uyum
çalışmalarına ve Avrupa’da başlatılan
ve giderek ülkemize doğruda genişleyen “Alevi
Örgütlenmesine” borçluyuz.
Sesimiz hala burada çok kısık... Avrupa’da
örgütlenen Alevi örgütlerinin sesi daha gür
çıkmakta... 01 Temmuz’u 02 Temmuz’a bağlayan
gece Almanya / Köln çevresindeki Alevi Derneği
üyeleri “02 Temmuz 1993 yılında yapılan
Madımak Katliamını Kınama ve katledilen canları
anmak için” Sivas’a giden bir grup konuğu
ağırladık. Bu bayrağı hala Avrupa’da bulunan
örgütlerimiz dalgalandırmakta, “bu grupta o kafilenin
değerli üye, öncülerindendi. Bu duruşları ile
bizlere örnek olup bizleri cesaretlendirdiler.”
02 Temmuz 1993’katliamı ve Alevileri asimile etme
politikalarını kınar, kayıp ettiğimiz
canlarımızı rahmetle anarız.
İnsanın, insan hakkını ihlal etmediği bir
dünya dileğiyle.
a.s.
Tarih 20.06.10, 11:49
Yazan ÇERKEZ CANLAR
Kendimizin farkında değildi çerkezler
birçokları gibi ama artık böyle değil
kendini arıyor , geçmişini , dilini ,
geleneğini aramakta bazı çerkezler . Belkide
kürtler bu yalan suratlar içinde birer kutup
yıldızı oldular bizlere . Doksan
yaşınlarındaki rahmetli dedemi geçen yıl
kaybettik dedem bile son günlerinde yatağında
eskileri konuşurdu bizlere . Devletten , askerden çok
zulüm gördüklerini , haksızlık
yapıldığını söylerdi vede son
günlerinde derdiki ' kürtler davasında
haklıdır , onurlu vatandaş haksızlığa
karşı fakirden , garipten yana kötülere
karşı durur ' derdi . Rahmetli dedemin bu vasiyet
sözlerinden sonra artık kürtlere hak veriyor , destek
veriyor bazı çerkezler ....BAZI ALEVİ ,
BEKTAŞİ ÇERKEZ GENÇLERİ
Tarih 17.06.10, 19:20
Yazan ARKADAŞ CAN
DERİNLERİN ÇEŞİTLİ KUMPASLARIYLA
AYRIŞTIRILAN MAZLUMLAR DİDİŞMEK YETMEDİMİ
? ..... AYRIŞMAK KÖLELİKTİR ,
ENAYİLİKTİR . ERDEMLİ SOYLU
BİRLİKTELİKLER KURMAK KÖTÜ
GİDİŞATA SONVERMEKTİR . DERİN
KUMPASÇILARIN TEZGAHINI DEVİRMEK MAZLUMLARIN
ELİNDEDİR . YADA SÜRÜNÜP , TÜKENMEKTE
HANGİSİ EZİLENLER , GARİPLER ,
EMEKÇİLER , HAKLARI TAHRİP EDİLENLER
HANGİSİ YETMEDİMİ BÖLÜNMEK ?.....
HANİ CANLAR AYDINDI HANİ FARKLIYDILAR ,
BEĞENMEDİĞİMİZ İSLAMCILAR BU
GİDİŞLE HEPİMİZİ ESİR ETMESİN
SAKIN BİRLEŞELİM ...... Alevi hareketini takip
etmekteyiz olumlu , yapıcı , demokratik
çıkışlarını hep beğenmişimdir
. Fakat ne yazıkki bu özgün , ilerici duruş alevi
dünyasının tamamına hakim değildir . Bazı
demokrat , evrensel düşünen kurumlar olduğu gibi
cem vakfı türevi gerici , ilkel , ırkçı
politikaları alevilik gibi önemli bir inanca yamamak
isteyen cahil kimseler ne yazıkki çoktur . Bu tarz
aleviliği kemalizmin , türkçülüğün
yedeğine alarak özünden koparmak isteyenlerle , rant
devşirenlerle alevilerin yüzleşmesi gerek sanırsam
. Neden böyle oluyor ? .... niçin bu kadar insancıl
, demokrat , mazlumdan yana felsefi onurlu duruş çirkef
, cahil kimselerin elinde ayaklar altına alınıyor .
Amacım bağcıyı dövmek , ukalalık
değil yapıcı olmak , yanlışlardan dersler
çıkarmak . Kesinlikle yanlış anlaşılmak
istemem burada herhangi bir ırkın , fikrin
taşeronluğunu yapmak , zorla dayatmak gibi gayem yok .
Kendimi kürt olarak ifade ediyorum vede dilimi ,
kültürümü özgürce anayasal güvence
altında yaşamak istiyorum . Her fikre eşit mesafede
olmakla beraber evrensel standart doğruyu yakalamak amacım
. Kürtlerin hakkını savunurken alevininde ,
romanında , azınlığında , emeğinde
istemlerini savunuyorum hep zalıma karşı mazlumdan
taraf olmayı kendime şiar edindim . Bazı canlar
kürtleri ırkçılık yapmakla ,
bölücülük yapmakla itham ediyor fakat ne kadar
samimi , vicdanlı soruyorum bu önyargı ? ..... ortada
geçmişi asırlara dayanan bir halk var . Olayın
tarihsel gerçekliklerinin ayrıntısına girmek
istemiyorum . Sadece canlardan empati beklemekteyiz , kalkıp
bütün ülkeyi falan kürtleştirmek gibi
amacımız yok . Yada ilkel pagan kürt
kafatasçılığı yapmak gibi cahilce
istemlerimizde yok . Resmi devlet , boyalı basının ,
fettullah basının , bazı kemalist
ırkçıların sürekli kürt hareketini
yanlış şekilde tanıtmaları , yalan
saçmalarına karşılık canların bu
çirkefliklere inanmamaları . Bazı cahil , kendini
bilmez canların kraldan daha kralcı tavırları ,
sürekli geçmişi kaşımaları kürt
sorununa zarar vermektedir . Lütfen gerçekleri rasyonel
gözlemle tartalım . Şehir efsanelerine ,
mazlumları ayrıştırmak isteyenlerin oyunlarına
gelmeyelim . Hakları yenenler biraraya gelmeyip , birbirini
suçlarsa bunların kimlerin işine
yaradığı aşikardır bugünedek bakın
şeriatçıların nasıl birleşik hareket
ettiklerini görüyoruz . Geçmişte yanlış
, tutarlı olmayan şeyler kürtler arasında
diğer mezheplere , dinlere karşı olmuştur
özeleştiri yapmak gerek . Fakat geçmişe
sürekli takılmak mazlumların hareket
alanlarını kısıtlamaktadır . Hep
geçmişe takılanlar bugün kürt hareketinin
kürtleri ortadoğunun en aydın , demokrat , ilerici ,
önder , dayanışmacı halkı haline
getirdiğini neden görmek istemez ? ..... bakın
kaç tane bayan belediye başkanı var ? ....kaç
alevi can vekilimiz var ? sivil , demokratik halk konseyleri
falan hangisini sayayım . Varmı köhnemiş , resmi
ülkede , halk partinizde bu yönde olumlu gelişmeler
soruyorum . Yetersiz dahada iyi ola
Tarih 16.06.10, 07:04
Yazan bayram
teşekkürler sizlere
Tarih 14.06.10, 06:32
Yazan erzincanhotel Yer: TÜRKİYE-AYDINDİDİM
ONCELİKLE MERHABALAR DOSTLAR.BOYLESİNE GÜZEL BİR
SİTENİN HAZIRLANMASINDA EMEGİ GEÇEN ELLERE
BİNLERCE KEZ TESEKÜR EDERİZ. BİZLER
SESİMİZİ BOYLESİNE GÜZEL ETKİNLİKLERLE
ANLASILIR KILMAYA CALISTIGIMIZ SURECE EBEDİYEN VARLIGIMIZ BAKİ
KALACAKTIR.AVRUPADA BULUNAN TÜM ALEVİ TOPLUMUMUZA SEVGİLER
VE SAYGILAR DİLİYORUZ.ESENLİKLE KALIN..
Tarih 12.06.10, 10:46
Yazan Hülya Erkılıç Yer: istanbul
ALİ MUNZUR
Açıldı ömrümün haritası
Bir omzu düşük ağır delikanlı
Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında
kalbimin yarası
Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
Benim ömrümde, bir kırlangıç
ağıdı vardır bildiğim
Benim ömrümde, tel örgüler kuşluk ayazında
Kör karanlık yağlı kurşun
Birde yanık türküsü anamın
Her biri bir başka seherinde güz dönümümün
Vurup gitmiştir sessizce oğulları
Şu gurbet denen şu belalı buğ yılanı, şu
bilinmez sefere
Benim ömrümde, bir ırmak vardır
Durup önünde taş yüzdürdüğümüz
ak köpüklerinde
Sesine sesimizi kattığımız
Ve anamızın patiskadan biçtiği uzun
donlarımızla
Bir turna balığına gençliğimizi
sattığımız
Aylandığımız,
adamdan sayılıp delikanlı halaylarına
karıştığımız
Yıldızların altında, dam bacalarında
aşık attığımız
Benim ömrümde, yarı çıplak popil
delikanlısı ortalığın
yağmurların sevdalısı ve parlayan yusuftutan
kuşları
Benim ömrümde, mor menekşe
Yediveren gülleri ve böğürtlen
Birde sen!
İçime işleyen ah sen!
Ondokuz yaşımın
Ve ırmağımın
Ve toprağımın hakkına birde sen! ..
Bulutlarıma kına yaktığım sebebin
Namerd olayım sevmedim hiç kimseyi böyle bu kadar! ..
Ya da sevemedim
Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında
kalbimin yarası
Bu da bir gurbettir yıkar adamı içine
Bu da bir rivayettir, on iki yıl bilmem kaç bin gece
Bir türkü sesinde..
Dumanlı dağları duman kaplamış
Yine mi gurbetten kara haber var?
Seher vakti bu yerlerde kimler ağlamış?
Çimenler üstünde gözyaşları var..
Benim ömrümde..
Şimdi vur, vur içine onca talanı
Onca sevdayı vur, vur Ali Munzur
Bu sol yandaki hicran yarası öyle çok ki..
Benim ömrümde çiçeğin
bozamadığı
Karanlığın düşemediği yüzüm
Bana mahsus kor ayazda üşüdüğüm
Hercanın yeşili, Cemilin üzüm gözlü
güzeli
Ve hüzün yaprağını dökende dut
ağacın
Kalbime bir gül dikeni, fikrime sevda batanda.
Kemahın istasyonuna doğu expresi demir atanda
Murat suyu Fırata karışır üç gün
üç gece kan akanda
Ben belki bin gece sayanda gurbet akşamlarında
yıldızları
Emanetime iyi bakasın köylü kızı
O elinde tuttuğun kanayan şey Ali Munzurun kalbinin yarası
Benim ömrümde, yarı çıplak popil
delikanlısı ortalığın
Yağmurların sevdalısı
Ve parlayan yusuftutan kuşları
Benim ömrümde, mor menekşe
Yediveren gülleri ve böğürtlen
Birde sen!
İçime işleyen ah sen!
Ondokuz yaşımın ve ırmağımın ve
toprağımın hakkına
Birde sen!
Bulutlarıma kına yaktığım sebebin
Namerd olayım sevmedim, hiç kimseyi böyle bu kadar
Ya da sevemedim.
Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında
kalbimin yarası
Açıldı ömrümün haritası..
İBRAHİM SADRİ
Tarih 12.06.10, 10:44
Yazan Hülya Erkılıç Yer: istanbul
ERZURUM'DA ÇAYHANE
Güzel yurt Erzurum'da, Erzincan çarşısında,
Şirin bir çayhanedir, dükkanlar karşısında.
Basamakla çıkılır çift kapıdan
geçilir,
Tertemiz bardaklarda taze çaylar içilir.
XXX
İlhan usta demlerse değişir zevki çayın,
Öyle bir tılsım var ki içileni saymayın.
Kahve sahibi bile Günde 40 bardak içer,
Çayların sihriyle insan kendinden geçer.
XXX
Ne kadar lezzetli ki, doyum olmaz tadına,
Benzer şarkın can yakan, sıcacık kadınına.
Kimi kıtlama ister, kimi şekerli sever,
Teklif yoktur burada, herkes keyfince ister.
XXX
Plaktan yükselirken memleketin havası,
Dilden dile dolaşır zaferin hatırası.
Tazelenir muttasıl çayların Sıcak demi,
Diyarın garipleri düşünür gurbet eli.
Hüseyin ŞİNASİ
Tarih 12.06.10, 10:44
Yazan Hülya Erkılıç Yer: istanbul
KEMAH'LILARIN ÇAY SEVGİSİ
Kemah'lı Değirmenci Halil Ağa'nın eşi Efsane
Kahraman Aziz Ağa'nın annesi
Hanım Ağa Kemah'lıların Çayı neden bu kadar
çok sevdiklerini şöyle anlatmış;
Çayın alt demliği,suyun devamlı kaynayıp
durduğu kap evin kaynanasıdır
Üst,küçük demlik evdeki gelindir
Alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır,demlenir
Gelinin kocası ise bardaktır,biraz gelin doldurur birazda
kocanın anası
Çocuklar Çayın şekeridirler,tat verirler
Görümce ise Çay kaşığıdır,arada
bir gelir ve karıştırır gider
Kaynataya gelince o da bardak altıdır,dökülenleri bir
araya toplar
İbrahim SEVİNDİK
Sevindik Çay Evi
İSTANBUL
Tarih 12.06.10, 10:43
Yazan Hülya Erkılıç Yer: istanbul
AZİZ'İM
Yıkandın,dinlendin içtin suyunu
Terk eyle vadiyi kaç Aziz'im
Bak güneş batıyor topla yükünü
Karanlıkta kaçmak güç Aziz'im
XXX
Maya mı katılır eldeki göle
Arada husumet var ise hele
Namusu kurtardın töreye göre
Yasalara göre suç Aziz'im
XXX
Tükettin karları teptin ayazı
Direndin ecele getirdin yazı
Sonrası ölüm yok Kemah Boğazı
Brastik'den öteye geç Aziz'im
XXX
Gecelerin uzun,düşlerin yarım
Saç sakal karışmış perişan durum
Arkada jandarma önde uçurum
Yol burda tükendi seç Aziz'im
XXX
Bulutlar çekildi,yıldızlar küstü
Ay,güneş devrildi vadiye düştü
Sinekler,böcekler kana üşüştü
Susmak yakışmıyor ses Aziz'im
İbrahim SEVİNDİK
Herkese Sevgiler
Tarih 10.06.10, 18:18
Yazan Hülya Erkılıç Yer: istanbul
KEMAL`İM
Ülkemin adını gavur koydular
Şöyle etrafıma baktım
şaştım,tanıyamadım
Karasakal,yeşil cüppe,başta
sarık,alışamadım
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Bana öğretilen din;gönüldedir,haldedir
İnsan ayırmamalı,her yaratılan kardeştir
Şimdi bu benlik neden?Acep bilmem ne iştir
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Dört kitabı bir tutmayan islam olamaz
Kul hakkıyla yola çıkan menzile varamaz
Cahil hoca emri ile hedef vurulmaz
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Yüce Tanrım akıl vermiş,fikir vermiş,yön
vermiş
Ol Yüce Kitabını oku diye göz vermiş
Kara Cahil bu günlerde diken gibi boy vermiş
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Yeşil bayrak açmışlar kurtardığın
vatanda
Küfrettiler adına toplanıp meydanlarda
Ölmeye hazırız biz bu vatan toprağında
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Övmek yerine bir gün anlasaydık biz seni
Bin Kemal doğardı,aratmazdık biz seni
Yarın haykıracak elbet şu gençliğin hür
sesi
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
İbrahim SEVİNDİK
Herkese Sevgiler
Tarih 10.06.10, 12:36
Yazan elif gulkesik Yer: morbihan akm
merhabalar yuregimizdeki kivilcim atesinin daha fazla attigi su gunlerde
ve ozelikle kenetlenmenin, beraberligin yasandigi, en onemlise kimligimize
sahip cikmanin verdigi bir merhabayla sizleri kucakliyoruz. Morbihan akm
her zaman ileriye dogru yol alarak devam ediyor.
FUAF'a boyle imkanlar sagladigi ve kendi kimligimizi bizlere anlattiklari
icin tesekur ediyoruz ve diyoruzki yolunuz acik olsun daha nice aydinlik
gunlere.VE DIYORUZKI SIVAS 'IN ISIGINI SONDURMEYELIM 33 CANIMIZIN O
GUZELIKLERINI DEGERLERINI YASATALIM VE YASATMAYA DA DEVAM EDELIM. SIVAS I
UNUTMA VE UNUTTURMA UNUTMAK IHANETTIR. SEVGIYLE VE DOSTLUKLA CANLAR. TUM
SIVAS SEHITLERININ ADINA SAYGIYLA
MORBIHAN AKM
Aşk yasak meyve miydi, yoksa mavi nehirler?
Adem’in gözlerinde açmaya duran bahar,
Havva’yı utancından iki büklüm eden ar.
Yoksa on emir miydi İsa’nın sözlerinde,
Yanan arsız ateş mi, Kabil’in gözlerinde.
Züleyha’yı Yusuf’a mıknatıs mı kalbeden
Aşkın yolu, uzun, sarp; tükenmez gelip giden.
Göl olurken Leyla’nın gözleri çölde ansız.
Mecnun’un yüreğinde kurban kesilir; kansız…
Kerem’in dişlerine düşen inci ışık mı?
Aşakaya sarılan o deli sarmaşık mı?”
Şirin düğmelerini çözerken ayan beyan,
Ferhat’ın kazmasında ateş miydi parlayan?”
Uzun ince yollarda kaybolurken izimiz,
Musa’nın asasına yar olan Kızıldeniz…”
Örtün, üstümü örtün, bu kadar fazla; yeter!
Bir sancılı doğumda yorganı ıslatan ter.
Dağlar bir bir geçilip geçilip yol çıkar okyanusa,
Bir düz odundan gayrı kalmaz aşktan Yunus’a.
Mevlana’da Şems miydin geleceğe ve düne?
Bir ocağın başında yanarken döne döne.
Bize de şimdi kalan, sazda gönül eylemek,
Erenler demişti ki acıyı bal eylemek.
Ağzımızı acıtır yediğimiz hazır al,
Yerinde durur muydu; bir kaşık tatsa balbal?
Hadi gül zamanıdır, haber ver bülbülüme,
Balbaldan daha katı, aşk ne yapsın gönlüme.
Biri iyilik yapıp verse bana can suyu.
Daima su dilermiş, böyleymiş aşkın huyu.
Deli taylar oynuyor gönlümde; nasıl huysuz…
Bunu anlamalıydım ilk kez kalınca susuz.
Şimdi tutmaz dizlerim, asam yok, yol dolaşık.
Söylemediler amma olmazmış benden aşık.
Yakılan ocaklara taşıyorum kuru dal.
Aşka “aşk olsun” deyin, bulamaz böyle abdal.
Aşktır onun adı welat sevgisidir ,
Kamiller buldu , dördüncü kapıda hakiki aşkı ,
Hamlar zaten çözemez
Birolalım , iri olalım , diri olalım canlar !
canlar abdal
Gozlerimi ovaladim uyandim yeniden
Seni aradim dag tas demeden
Coruma geldim seni gormedim o yerde
Arkadasim sana uyan demeye geldim
Ser verdim inan sir vermedim
Akan goz yaslarini silmeye geldim
Corum geldim ama seni goremedim
Yola sahip cikmak bu ise
Olanlara kader mis demekse
Katliyamcilara boyun eymekse
Niye coruma geldim niye
Hani bir laf vardir bana deymeyen yilan bin yasasin diye
Ates duserse sizin haneye
Goz yaslari duserse sevgiye
Belki gelemem ozaman sorma niye gelmedin diye
M.A .K.M Corum sehitlerimizi saygi ile aniyoruz
MEHMET ALI LANESTER
Denizleri deniz yapan barajlar
Onlara can katan akar sular
Birlesimnen olustu deryalar
Icinde bin bir turlu canlilar
Hepsine hayat veren duyarlilar
Onlar simdi madimaktalar
37 Canimizin atesete semaha durdugu bugun
Yine tahrih sorgulandi o gun
Katliyami yapanlarin kani dondu o gun
Duyarilar hakim savci idi bu gun
Sonun geldi vapir sonun
Insanliga bir diyenler
Esitlige demikorasiye evet diyenler
Dunya hepimize yeter diynler
Dunya malini elinin tersi ile yitenler
M.A.K.M. Sizlere saygi ve segiler
35 DI CANIMIZI SAYGIYLA ANIYOR
Hep kalbimizdesiniz diyorum M.ALI
Bu gün Cuma… İslam inancı açısından “Cuma Namaz”larının ayrı bir yeri vardır. AKP’nin ve onun ardındaki güçlerin “Alevileri Asimile” etme anlayışının devamı olarak okunan “online Ezan” çağrısı sonucu, Fethiyeli olmayan bir grup Camiye gitti. Her zaman olduğu gibi… Bunlar devlet dairesi ile inşaatta çalışan işçi ile memurlar. İnançları gereği ibadetlerini yapmaya başları dik, şevkle, göğüslerini gere gere gidip geliyorlar. Ben de hayranlıkla bakıyorum onlara. Kim inançlı, kim inançsız; kiminki Tanrı katında makbul, kiminki değil? Orasını Allah bilir. Hüküm O’nundur.
Demokrasi: “çoğunluk idaresidir.” Bu tanım eksik olması hesabı ile yanlıştır. Demokrasi: “%99 çoğunluğun iktidarda olduğu bir yapıda, azınlıkta kalan %1’in haklarının hukuksal güvencede olduğu ve bu azıklıkla ve diğer çoğunluğun da “temel insan hak ve hürriyetlerine” dokunulmadığı, dokunulamadığı bir rejimdir… “Demokrat” yada “uygar insan” olmaksa, bu değerlere saygıyı içselleştirmiş insan demektir.
İnançlar ve düşünceler eleştirilebilir; fakat kınanamaz. Farklılıklara saygı temel insan hakkıdır; dolaysı ile farklılığını açıklamak, yaymak ve yaşamakta bir insan hakkıdır…
Bu zeminden harekâtla, cemaatinin olduğu yerlerde Cami yapılması(kamu kaynaklı değil) ve bu camilerden ezan okunması ve cemaatinin camiye gidip ibadet etmesi ise bir “insan hakkıdır ve buna saygı duyulmalı.”
Geldik “zurnanın zırt dediği,” yere... Nüfusunun %99 Alevi olduğu, Cami Cemaatinin(yerleşik halk bakımından) olmadığı bir yerleşim yerinde bulunan tarihi cami ile minaresinin “sözde restorasyonu” için 235,000,00(İKİYÜZOTUZBENBİN)tl kaynak ayırmak ve ertesinde “online ezanı” oranın yerleşik halkının %99’una sormadan okutmak, “%1’in insan hak ve hürriyetine saygı ve hizmetin gereği” midir?...
Alevilerin ibadethanesi “Cem Evleri ve Baba Damlarıdır.” “Beldemizde yaşamayan(nüfusumuza oranı %1 mertebesinde olan, bir bakıma konuk) insanlara sözde hizmet için caminin restorasyonuna 2006 yılında 235.000,00.tl kaynak ayırmak, İmam Lojmanı yaptırmak ve bir imam tahsis etmek insan haklarının gereği(?!) ise Fethiyeli(Alevi)lerin %99’unun insan hakkı niye muallakta?
Bu sorulara “temel insan hak ve hürriyetleri” açısından verilecek bir cevap, “elbette ki yoktur...”
Dün bunları da konuşamayacak durumdaydık... Şükür şimdi(Henüz camiye gidenler gibi kasıla kasıla, gönül rahatlığı ve güvenle Cem Evlerine gidemiyoruz, hatta çekinmeden kendimizi ifade edip haklarımız arayamıyoruz…
Sesimiz hala burada çok kısık... Avrupa’da örgütlenen Alevi örgütlerinin sesi daha gür çıkmakta... 01 Temmuz’u 02 Temmuz’a bağlayan gece Almanya / Köln çevresindeki Alevi Derneği üyeleri “02 Temmuz 1993 yılında yapılan Madımak Katliamını Kınama ve katledilen canları anmak için” Sivas’a giden bir grup konuğu ağırladık. Bu bayrağı hala Avrupa’da bulunan örgütlerimiz dalgalandırmakta, “bu grupta o kafilenin değerli üye, öncülerindendi. Bu duruşları ile bizlere örnek olup bizleri cesaretlendirdiler.”
02 Temmuz 1993’katliamı ve Alevileri asimile etme politikalarını kınar, kayıp ettiğimiz canlarımızı rahmetle anarız.
İnsanın, insan hakkını ihlal etmediği bir dünya dileğiyle.
a.s.
Açıldı ömrümün haritası
Bir omzu düşük ağır delikanlı
Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası
Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
Benim ömrümde, bir kırlangıç ağıdı vardır bildiğim
Benim ömrümde, tel örgüler kuşluk ayazında
Kör karanlık yağlı kurşun
Birde yanık türküsü anamın
Her biri bir başka seherinde güz dönümümün
Vurup gitmiştir sessizce oğulları
Şu gurbet denen şu belalı buğ yılanı, şu bilinmez sefere
Benim ömrümde, bir ırmak vardır
Durup önünde taş yüzdürdüğümüz ak köpüklerinde
Sesine sesimizi kattığımız
Ve anamızın patiskadan biçtiği uzun donlarımızla
Bir turna balığına gençliğimizi sattığımız
Aylandığımız,
adamdan sayılıp delikanlı halaylarına karıştığımız
Yıldızların altında, dam bacalarında aşık attığımız
Benim ömrümde, yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın
yağmurların sevdalısı ve parlayan yusuftutan kuşları
Benim ömrümde, mor menekşe
Yediveren gülleri ve böğürtlen
Birde sen!
İçime işleyen ah sen!
Ondokuz yaşımın
Ve ırmağımın
Ve toprağımın hakkına birde sen! ..
Bulutlarıma kına yaktığım sebebin
Namerd olayım sevmedim hiç kimseyi böyle bu kadar! ..
Ya da sevemedim
Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası
Bu da bir gurbettir yıkar adamı içine
Bu da bir rivayettir, on iki yıl bilmem kaç bin gece
Bir türkü sesinde..
Dumanlı dağları duman kaplamış
Yine mi gurbetten kara haber var?
Seher vakti bu yerlerde kimler ağlamış?
Çimenler üstünde gözyaşları var..
Benim ömrümde..
Şimdi vur, vur içine onca talanı
Onca sevdayı vur, vur Ali Munzur
Bu sol yandaki hicran yarası öyle çok ki..
Benim ömrümde çiçeğin bozamadığı
Karanlığın düşemediği yüzüm
Bana mahsus kor ayazda üşüdüğüm
Hercanın yeşili, Cemilin üzüm gözlü güzeli
Ve hüzün yaprağını dökende dut ağacın
Kalbime bir gül dikeni, fikrime sevda batanda.
Kemahın istasyonuna doğu expresi demir atanda
Murat suyu Fırata karışır üç gün üç gece kan akanda
Ben belki bin gece sayanda gurbet akşamlarında yıldızları
Emanetime iyi bakasın köylü kızı
O elinde tuttuğun kanayan şey Ali Munzurun kalbinin yarası
Benim ömrümde, yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın
Yağmurların sevdalısı
Ve parlayan yusuftutan kuşları
Benim ömrümde, mor menekşe
Yediveren gülleri ve böğürtlen
Birde sen!
İçime işleyen ah sen!
Ondokuz yaşımın ve ırmağımın ve toprağımın hakkına
Birde sen!
Bulutlarıma kına yaktığım sebebin
Namerd olayım sevmedim, hiç kimseyi böyle bu kadar
Ya da sevemedim.
Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası
Açıldı ömrümün haritası..
İBRAHİM SADRİ
Güzel yurt Erzurum'da, Erzincan çarşısında,
Şirin bir çayhanedir, dükkanlar karşısında.
Basamakla çıkılır çift kapıdan geçilir,
Tertemiz bardaklarda taze çaylar içilir.
XXX
İlhan usta demlerse değişir zevki çayın,
Öyle bir tılsım var ki içileni saymayın.
Kahve sahibi bile Günde 40 bardak içer,
Çayların sihriyle insan kendinden geçer.
XXX
Ne kadar lezzetli ki, doyum olmaz tadına,
Benzer şarkın can yakan, sıcacık kadınına.
Kimi kıtlama ister, kimi şekerli sever,
Teklif yoktur burada, herkes keyfince ister.
XXX
Plaktan yükselirken memleketin havası,
Dilden dile dolaşır zaferin hatırası.
Tazelenir muttasıl çayların Sıcak demi,
Diyarın garipleri düşünür gurbet eli.
Hüseyin ŞİNASİ
Kemah'lı Değirmenci Halil Ağa'nın eşi Efsane Kahraman Aziz Ağa'nın annesi
Hanım Ağa Kemah'lıların Çayı neden bu kadar çok sevdiklerini şöyle anlatmış;
Çayın alt demliği,suyun devamlı kaynayıp durduğu kap evin kaynanasıdır
Üst,küçük demlik evdeki gelindir
Alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır,demlenir
Gelinin kocası ise bardaktır,biraz gelin doldurur birazda kocanın anası
Çocuklar Çayın şekeridirler,tat verirler
Görümce ise Çay kaşığıdır,arada bir gelir ve karıştırır gider
Kaynataya gelince o da bardak altıdır,dökülenleri bir araya toplar
İbrahim SEVİNDİK
Sevindik Çay Evi
İSTANBUL
Yıkandın,dinlendin içtin suyunu
Terk eyle vadiyi kaç Aziz'im
Bak güneş batıyor topla yükünü
Karanlıkta kaçmak güç Aziz'im
XXX
Maya mı katılır eldeki göle
Arada husumet var ise hele
Namusu kurtardın töreye göre
Yasalara göre suç Aziz'im
XXX
Tükettin karları teptin ayazı
Direndin ecele getirdin yazı
Sonrası ölüm yok Kemah Boğazı
Brastik'den öteye geç Aziz'im
XXX
Gecelerin uzun,düşlerin yarım
Saç sakal karışmış perişan durum
Arkada jandarma önde uçurum
Yol burda tükendi seç Aziz'im
XXX
Bulutlar çekildi,yıldızlar küstü
Ay,güneş devrildi vadiye düştü
Sinekler,böcekler kana üşüştü
Susmak yakışmıyor ses Aziz'im
İbrahim SEVİNDİK
Herkese Sevgiler
Ülkemin adını gavur koydular
Şöyle etrafıma baktım şaştım,tanıyamadım
Karasakal,yeşil cüppe,başta sarık,alışamadım
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Bana öğretilen din;gönüldedir,haldedir
İnsan ayırmamalı,her yaratılan kardeştir
Şimdi bu benlik neden?Acep bilmem ne iştir
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Dört kitabı bir tutmayan islam olamaz
Kul hakkıyla yola çıkan menzile varamaz
Cahil hoca emri ile hedef vurulmaz
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Yüce Tanrım akıl vermiş,fikir vermiş,yön vermiş
Ol Yüce Kitabını oku diye göz vermiş
Kara Cahil bu günlerde diken gibi boy vermiş
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Yeşil bayrak açmışlar kurtardığın vatanda
Küfrettiler adına toplanıp meydanlarda
Ölmeye hazırız biz bu vatan toprağında
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
XXX
Övmek yerine bir gün anlasaydık biz seni
Bin Kemal doğardı,aratmazdık biz seni
Yarın haykıracak elbet şu gençliğin hür sesi
Gel Kemal`im gel ülken arıyor seni
İbrahim SEVİNDİK
Herkese Sevgiler
FUAF'a boyle imkanlar sagladigi ve kendi kimligimizi bizlere anlattiklari icin tesekur ediyoruz ve diyoruzki yolunuz acik olsun daha nice aydinlik gunlere.VE DIYORUZKI SIVAS 'IN ISIGINI SONDURMEYELIM 33 CANIMIZIN O GUZELIKLERINI DEGERLERINI YASATALIM VE YASATMAYA DA DEVAM EDELIM. SIVAS I UNUTMA VE UNUTTURMA UNUTMAK IHANETTIR. SEVGIYLE VE DOSTLUKLA CANLAR. TUM SIVAS SEHITLERININ ADINA SAYGIYLA
MORBIHAN AKM