<<  Şubat 2012  >>
Pa. Sa. Ça. Pe. Cu. Cu. Pa.
 30  31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29  1  2  3  4
Alevi örgütlenmesinin önceliği ne olmalıdır ?







» Yorumlar
» Anket Arşivi

E-Posta

Format
BATH Ravalement
KAYALAR
SARL Construction de l'Horizon 2000
KILIC FASHION COMPANY
Bulut
Crepis Rhin
Celik Construction
Feronnerie SAYLIK
Keles Renovations
SARL Pave Performance
PFF Façade
T. Plâtrerie
Cabinet François Brunet
Unal Renove
Yazılar - (Köşe Yazıları)

FUAF, Çalışmalarında kazanıcı olanı esas alıyor / Haşim Kutlu


FUAF, Çalışmalarında kazanıcı olanı esas alıyor / Haşim Kutlu

FUAF, Alevi inancının temelindeki hoşgörüye uygun olarak Anadolu toprakları üzerinde değişik milliyet, inanç ve kültürlerin oluşturduğu mozaik yapılanmanın varlığını bir zenginlik olarak kabul eder.

Kızılbaş Meydanı

Bu yazımda , bir ölçüde netleşmenin ve kazanıcı olanı esas almanın bütün dinamiklerini, çalışma programıyla ortaya koyan, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu yönetiminin, program düzeyindeki hazırlıklarından ve pratik yaklaşımlarından söz etmeye ve tanıtmaya çalışacağım.

Ayrı ayrı tarihlerde programlanmış olan üç ayrı yerleşim yerindeki etkinliklerine davetli olarak katıldığım için de, program ve plânlamalarının pratiğe aktarılışını bizzat yerinde görme olanağı buldum. 5 Kasımda, Fransa’nın Mulhaus kentine yakın Altkirche’deki Alevi Derneği’nin düzenlediği seminer, hem katılım bakımından hem de konulara eğiliş ve kavrayış bakımından son derece çarpıcı bir gösterge niteliğindeydi. FUAF ikinci Başkanı sevgili Veli Güneş, diğer iki etkinlikte benimle birlikteydi. Son etkinliğe katılamadı ama yakın ilgisini devamlı sürdürdü. Keza FUAF Genel Başkanı sayın Durak Arslan, bölge toplantıları nedeniyle gelemedi ama her zaman olduğu gibi telefonlarla arayarak ilgisini ve desteğini hep hissettirdi. Söz konusu etkinlikler süresince, çalışmalarındaki içtenliğe ve kararlılıklarına karşın da, hak ettikleri yanıtı vermeğe çalıştığımı düşünüyorum.

Bunun dışında, son etkinlikte Bilim ve Eğitim Komisyonu başkanı sevgili Kenan Taşkın kardeşim, Bölge sekreteri ve beni davet eden Altkirche Alevi Derneği başkanı ve FUAF 1.Bölge sekreteri Veli Özkan, Kadın Kolları Başkanı Leyla Güneş, İnanç Komisyonu Başkanı Hüseyin Çarman kardeşlerimiz,yönetim olarak hazır bulundular.

Bu ayrıntı gibi görünen durumları anlatmam, kuşkusuz nedensiz değil. Yıllardır bu alanda çalışma yapmaktayım. Ele aldığım ve gündeme taşıdığım konular, her zaman Alevi örgütlülüğü yönetimleri için “ateşten Gömlek” niteliğinde görüldü, bana ve benim gibilerine Meydan açmak ne kelime, adeta mümkün olduğunca gözlerden uzak tutulmağa çalışıldı. Yaptığım çalışmalar, ürettiğim bilgi ve görgüler hep bilindi, takip edildi ama adımız hep gizlendi. Görülmezden gelindi. İlk defa bir Federasyon, yönetim düzeyinde ilgiyle ve bütün içtenliğiyle kapılarını bana ve diğer çalışma yapan kardeşlerime açıyor. Bu bakımdan, okur açısından ayrıntı gibi görünen verdiğim katılım örnekleri, benim için büyük anlam taşımaktadır.

****

Çalışmalarını programlamasında da görüleceği üzere FUAF, bu ayrımı net olarak ortaya koymasa da, bu gün artık Otantik Aleviliğin yaşanmadığının bilincinde olarak hareket ediyor. Modern Alevi Hareketi olarak adlandırdığımız, bu günkü örgütlenme ve hak arayışının zemininin, tamamiyle siyasi demokrasi ve hukuksal bir zeminine oturduğunun bilincindedir. Bu, son derece önemli bir yaklaşımdır ve perspektiflerini belirlemede rol oynamaktadır.

Tabi ki, konunun bu niteliği, FUAF’ın otantik yapının araştırılması, bilinmesi, tarihiyle, sosyal yaşam tarzıyla, Yol-Erkân-Meydan ilişkileriyle, doğru tarzda ilişkilenilmesi konusunu, hiçbir şekilde göz ardı ettiği anlamına gelmiyor. FUAF güncelin doğru kavranılması ve gereklerinin kapsayıcı bir şekilde yerine getirilmesi gereğini öne çıkartırken, bütün bu faaliyetinin alt yapısını da belirttiğim bu ikinci zeminde örmeğe, bunca ödenmiş bedeller için hak edilen yanıtın böylece verilmesine inanıyor ve bu doğrultuda çaba sarf ediyor. Hem planlamamalarını hem de pratik faaliyetlerini bu zemine oturtmağa çalışıyor.

Yönetici kardeşlerimizin tamamı gündelik çalışma içinde olan, bu bağlamda işleri güçleri olan emekçi kardeşlerimiz. Buna karşın Aleviliğe gönül vermiş, bu bakımdan her türlü özverinin esirgenmemesine inanmış kardeşlerimiz. Onca işin gücün yorgunluğuna, Alevileri örgütlü bir güç haline getirmenin her türlü zorluğuna aldırış etmeksizin, yüreklerini ve beyinlerini Yol’a koşturmuş durumdalar. Onların bu hallerini gördüğümde, Pirimiz Pir Sultan’ın şu dizelerini anımsamadan geçemedim; Aşk ile!..” Sefasına cefasına dayandım/Bu cefaya dayanmayan gelmesin/ Rengine hem boyasına boyandım/Bu boyaya boyanmayan gelmesin”.

****

FUAF yönetimi Fransa’da, bu bağlamda da Avrupa’da yaşayan birer göçmen olduklarının bilincinde olarak, çalışmalarının ağırlıklı yönünü bulundukları zemine yöneltmektedirler ve temsil ettikleri toplumun, yaşadıkları yerdeki sorunlarını ve onların geleceklerini ele alıp hem çözmeye hem de biçimlendirmeye özen göstermektedirler. Bu çerçevede de, yaşamlarını kurmaya çalıştıkları bu yerde, kendileri göçmen olanların sorunlarını da kendi sorunları olarak görmektedirler. Kendi dışındaki tüm demokratik sivil toplum hareketleriyle sorunların çözümünde yan yana olmayı hedeflemektedirler.Bunun yanında, belki birazda küçümsemelere, dışlamalara karşı bir sitem bağlamında, “bizim dışımızdaki demokratik hareketlere bizim yakınlığımızı ya da uzaklığımızı, bizim dışımızdakiler belirleyecektir. Bize yakın olana biz de yakınız, uzak olana bizde uzağız” demektedirler.

Ülke sorunlarına kayıtsız kalmayacaklarını, oradaki Alevi örgütlülüğünün “dışa açılan penceresi” olmaya özen göstereceklerini belirten FUAF yönetimi, demokrasi konusundaki yaklaşımlarını şu belirlemelerle özetlemektedirler:

“ Demokrasi bizim için, bazılarının yaptığı gibi insanlığı Ortaçağ karanlığına götürmek için bir araç değil, bir yaşam biçimi, bir amaçtır.

FUAF, Alevi inancının temelindeki hoşgörüye uygun olarak Anadolu toprakları üzerinde değişik milliyet, inanç ve kültürlerin oluşturduğu mozaik yapılanmanın varlığını bir zenginlik olarak kabul eder.

Bu değerlerin korunmasına önem verir. Türk, Kürt ve diğer milliyetlerden insanların kardeşlik ve gönüllü birlik ilkesiyle özgür ve eşit olarak barış içinde bir arada yaşaması için çaba gösterir.

Savaşın, ülkemizi daha büyük felaketlerin eşiğine götürmesine ve savaşları çözüm yolu olarak gören politikalara karşı tavır alır. Barışçıl çözüm yollarını destekler ve her türlü ırkçı ve milliyetçi anlayışa karşı çıkar.”

Modern Alevi Hareketi eğer kazanmak istiyorsa, yaptığım aktarmada görüleceği üzere, mücadelesini sadece kendi talepleriyle sınırlamamak durumundadır. Bu ilke sadece Alevi Hareketine münhasır bir ilke değil, demokrasiye gereksinim duyan diğer tüm dinamiklerinde önüne koymaları gereken bir ilkedir. Kazanıcı olmanın ve kazanmanın en temel ilkesidir.

Bu bağlamda FUAF, kendi dışındaki “inanç ve kimlikler” için de, “FUAF’ın diğer İnançlara ve Uluslara Bakışı” başlığını koyduğu çalışma programının 9. Bölümünde şunları ifade etmektedir:

“Alevi inancının merkezinde “72 millet birdir meydanımızda” yaklaşımı vardır. Aleviler geçmişten bugüne, hiçbir ulusa, kendi inancı dışındaki hiçbir inanca karşı düşmanlık beslememiş, tersine “kardeşçe bir arada yaşamayı” öne çıkarmıştır.

“ Anadolu’nun zengin mozaiğinde, ulus ve inanç kimlikleri temelinde eşit koşullarda kardeşçe bir arada olmayı sağlayacak, imha, inkar, asimilasyon politikalarını reddedecek, yani; çoğulcu toplum yapısını koruyucu ve uygulayıcı bir projenin yaratılması zorunludur. Alevilik, kendisi gibi olmayanı, kendisine benzemeyeni (Sünni, Yahudi, Yezidi vb.), zorla değiştirmeyi reddeder. Alevi felsefesi, uluslar ve inançlar kendilerini nasıl ifade ediyorsa öyle algılanmalarını, öyle kabul edilmelerini öngörür.

“Yaratılanıhoşgör,yaratandanötürü”
Yunus Emre

Bu anlamıyla ülkemizde Kürt ulusu kendi kimliğini, kültürünü koruyabilme, yaşatabilme hakkına kavuşmalıdır.

Alevi öğretisi, her türlü şeriatçı, ırkçı ve milliyetçi yaklaşımı reddeder, şeriatçılığa, ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı mücadele eder, bu anlamıyla da barışçı, eşitlikçi ve evrenseldir.”

“Alevilikte Kadının Yeri” başlığıyla, bağımsız kadın hareketine verdiği önemi ve bu bağlamda Alevi Kadınların mutlaka “kadın olarak” kendi hakları için örgütlü olmalarını, bunun için ön açıcı olmak bağlamında her türlü çalışmayı önlerine koyacaklarını belirten FUAF yönetimi, Keza Gençlik Sorunlarını, Göçmen sorunlarını ve Çevre sorunlarını çalışma programında, ayrı başlıklar altında planlamaya ve anlayış geliştirmeye özen göstermiştir.

Yine Ülkeye dönük bir demokrasi yaklaşımı açısından Türkiye gerçeğinde lastik gibi her yana çekilen, özellikle de Alevi kitlesinin önüne her durumda, “korkuluk” olarak sürdükleri şeriatçılığa karşın laiklik zokasını, bir Alevi kuruluşu olarak oldukça net ve ödünsüz bir zemine bağlamışlardır.

“6.5 FUAF’nin laiklik anlayışı:

Laiklik, inanç dünyasının sivil topluma devridir. Yani; inancın, kişinin vicdanına bırakılmasıdır.

Bu çerçevede laiklik demokrasinin temel taşıdır.

Laikliğin felsefi boyutu, düşüncenin özgürleşmesidir. Hiçbir düşünce ve fikrin tartışma dışı kalmamasıdır.

Laik devlet, tüm inançsal guruplara aynı uzaklıkta ve tarafsız kalmalıdır.

Bu çerçevede FUAF, devlet idaresinde laiklik ilkesini, inanç guruplarının ve demokrasinin varoluş mücadelesinin temel taşlarından biri olarak görür.”


Diyen FUAF, Nasıl bir Türkiye istediklerinin çerçevesini de, çalışma programını10.Bölümü’nde şu belirlemelerle çizmektedirler:


“FUAF, Anadolu’daki sosyal, inançsal, ulusal ve kültürel mozaiğin; herkes için bir zenginlik olduğunu düşünen bütün demokrasi güçlerinin, ülkemizin bu zenginliğe uygun olarak yapılanmasını, kimlikler ve inançlar temelinde çatışma yerine, eşit koşullarda, özgürce, bir arada kardeşçe yaşamalarını savunur.

FUAF, milliyetçilik, ırkçılık ve inkar temeline dayanan politikalara, farklı olanı,kendisi gibi olmayanı zorla kendisine benzetme çabalarına karşı çıkar.

Bu olumsuzluklara karşı duracak toplumsal dinamik ve bu toplumsal dinamiğin projesi; ulusal ve inançsal farklılıkları görerek, bu farklılıkların bir arada, yan yana yaşayabileceği, demokratik hukuk kuralları ile korunacağı, eşitlikçi, özgürlükçü, çok uluslu ve çok kültürlü bir toplumsal projedir.

Böyle bir proje, Türkiye’nin bölünmezliğinin garantisidir. Aleviler, Türkiye’nin bölünmesini değil; birlik içinde eşit ve özgür inanç ve etnik gurupları ile bir arada yaşamak istiyorlar.

Bunun somut anlamı ise, laik-demokratik bir Türkiye’nin yaratılmasıdır.”


Sonuç olarak;

Kuşkusuz,FUAF yönetiminin çalışma programında yer alan konular aktardıklarımdan ibaret değildir. Bun, yazının başında belirlediklerimin somut olarak bir ölçüde görülebilmesi açısından, önemli gördüğü kimi bölümleri rast gele aktardım. Şimdi, burada temel sorun, bu çalışmanın ve bu çalışmayı yürüten arkadaşların her bakımdan desteklenmesidir. Özellikle Fransa’da çalışma yürüten, ayrımsız bütün demokrasi ve devrim güçleri, bu çalışmaya güç katmalıdırlar.

Uzun mücadele dönemimden edindiğim en temel ders, demokrasi ve özgürlük mücadelesi yürüten hiçbir örgütlü gücün, mücadelesini kendi özgün gerçekliliğiyle sınırlamaması gerektiğidir. Örneğin işçi hareketi işçi hareketi olmaktan, Çevre hareketi çevre hareketi olmaktan, Kadın Hareketi kadın hareketi olmaktan çıkıp, diğer toplum kategorilerinin de taleplerini kucaklamadıktan sonra kazanamaz. Bu Kürt Hareketi için de Alevi hareketi içinde geçerlidir. Bu çerçevede, yaklaşımlarını ve çalışma tarzlarını böylesi kucaklayıcı bir zeminde ele alan Fransa Alevi Hareketinin, her bakımdan desteklenmesi bir lütuf değil, Yol emridir.

Aşk ile !..” Şimdi bizim aramıza/Yola boynun veren gelsin/ İkrar ile pire varıp/ Hakikati gören gelsin” (Pir Sultan Abdal)

Haşim Kutlu


Tarih: 20.04.2007
Değerlendirme: 



Değerlendir
     






Benzer Yazılar
İlgili Haberler
Benzer belgeler
FUAF - Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu | Yazdır