Erkek 'Yaşar'lardan bir tek seni sevdim… - Yaşar Seyman

Yaşamın güzelliklere odaklandığı anlar olur.
O anların birinde televizyondaki canlı yayına odaklandım…
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ödül verilen Yaşar Kemal, Alâeddin Yavaşça ve Turgut Cansever’den devlet ve toplum adına özür diliyor.
Her sanatçının uğraş alanına özgü bir özür bu…
Yaşar Kemal için: “ Gençliğinde bazı el yazmalarının el konularak yok olması, evrensel ve toplumsal barış ile ilgili olarak yapmış olduğu çağrı ve uyarıların zamanında ve yeterince dikkate alınmamış olması ve kitaplarının korsan baskılarının önüne geçilmemesi”…
Cumhurbaşkanı Gül’ün bu konuşması toplum ve devlet adına atılan çağdaş bir adım. Umarız ödül törenleri ile sınırlı kalmaz ve yaşam bulur…
Çankaya Köşkü büyük yazarın sözleri ile çınladı:
“Batıda gizem ve düş gücünün hızla yok olduğunu, yerlerini akıla ve gerçekçiliğe bıraktıklarını söyleyenler var. Buna inanmam zor. Benim maceram, insanın gizemine varmak içindi. Düş gücüne gelince, o gün de bugün de sonsuz düşler kuruyorum. Düş gücünü yitiren insanın hiç umudu olur mu? Umut, düş gücünün yarattığı ve insanoğlunun sahip olduğu en büyük değerlerden biridir.
Geçirdiğimiz 20. yüzyıl belki de insanlığın en acılı yüzyılıydı. Milyonlarca insan, çoğunluğu da genç, bu yüzyılda öldürüldü. 20. yüzyılda çıkan üç savaşın adı da dünya savaşıydı. Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı, üçüncü de Soğuk Savaş adı verilen dünya savaşı.
Her savaş, adı ne olursa olsun, bir yıkım, bir ölümdür; insanlığımızı çürütür, vicdanımızı çürütür.
…
Bugün dünyamız tükeniyor. Birçok hayvanının, birçok ağacın, birçok böceğin, birçok kuşun soyu tükendi.
Bugün küreselleşme süreci hızla tek tip bir dünyaya doğru yönlendiriyor bizi. Küreselleşme rüzgârı önüne katılanlar, her dili, her kültürü yıpratıyor.
Bugün, dünya da ülkemiz de savaşın getirdiği korkudan ve utançtan bezmiştir.
Bugün, dünya da, ülkemiz de barışa susamıştır.”
Orhan Pamuk, Nobel Edebiyat Ödül törenindeki konuşmasında babasının bavulundan söz etmeyi; Yaşar Kemal ödül töreninde dünyayı ve insanlığın özlemi barışı konuşmayı seçti…
Bu Sene Cumhuriyetimizin 85. Yıldönümünü Kutladık…
Erkek Cumhuriyet!
Erkek Hükümet!
Erkek egemen toplum fotoğrafları yansıdı…
Erkek egemen bakışın yansıdığı ülkemizde Çankaya Köşk’üne ülkemizde erkek ve kadınlara az sayıda da olsa konan “Yaşar” isminde hep erkek “Yaşar”lar çıktı…
Bu ülkede erkek “Yaşar”lar koca koca tepelere geldiler… Devletin tepelerine emeğin sesi, dış politikanın ekselansı, askerin paşası oldular. Hepsini izledim ama ben erkek “Yaşar”lardan bir tek seni sevdim…
İki sözün kulağımda küpedir:
Beni, Adana’nın Seyhan nehrine benzeterek ödüllendirdin ve uyardın: “Seyhan, ne çok üç nokta kullanıyorsun.” Bir de “O GÜZEL İNSANLAR, O GÜZEL ATLARA BİNİP GİTTİLER.”
Türk, Kürt, Çerkez, Ermeni tüm halklar kaleminde çiçek açtı. Hiç solmadılar. Hangi çiçek sevgiyle seslenişe, verilen suya, ekilen toprağa yüz çevirir ki?
Ağıtlara ana, doğaya baba, kadınlarına yar, sessizlere ses, dilsizlere dil oldun…
O köşke çok erkek “Yaşar” çıktı, en çok sen yakıştın. Öyle içten, öyle doğal, öyle yiğittin ki, oraya çıkan erkek “Yaşar”lardan inan bir tek seni sevdim…
YAŞAR SEYMAN/BİRGÜN
| Tarih: 11.12.2008 | ||
|
Fransa'dan esintiler - Yaşar Seyman
Mona Lisa mıyım, seni bekleyeyim! - Yaşar Seyman
Anneler alanlara çıkın! - Yaşar Seyman
Nehirlere yolculuktur seni düşünmek - Yaşar Seyman
Cumhurbaşkanı'nın gülü soldu… - Yaşar Seyman
Hüznü var da Eylüller yok - Yaşar Seyman
Erkek Cumhuriyeti kutlu olsun / Yaşar Seyman
Kadınlar örgütlü mü? / Yaşar Seyman


















