Yazılar

-Referandum, latince referendum halkın herhangi bir konu üzerine görüşüne başvurulduğu bir oylamadır... Burjuva demokrasilerinde seçilenlerin ,sistemin sıkıştığı durumlarda meşruluğunu tekrardan onaylatmak, bakın biz bilemedik size soruyoruz türünden bir nevi aldatmaca... Rahatlıkla diyebiliriz..
-Ülkemin tüm sorunları bitmiş. Kürt...
-Ülkemin tüm sorunları bitmiş. Kürt...

Türkiye, sıcak yaz günlerinde özgülüne has seçim süreci yaşıyor. İktidar partisince önerilen anayasa için, 12 Eylül’de halk oylaması-referendum yapılacak. Bu oylamanın esas önemi “tek parti, tek iktidar” deyiminde saklıdır. Nasıl mı ? Biraz yakından bakalım.
Bir ülkenin yönetimi 3 güce dayanır
a) Yasama; kanun...
Bir ülkenin yönetimi 3 güce dayanır
a) Yasama; kanun...
Yaz tatili sona ererken, Fransız solunda hareketlenme başladı. Geçtiğimiz günlerde Yeşiller ve Avrupa Ekoloji’nin Nantes kentinde sona eren Yaz Günleri’nden sonra, sırada bu hafta sonu toplanacak geleneksel Sosyalist Parti Yaz Üniversitesi var. İktidar partisi ve hükümet aşırı sağa ve yabancı düşmanlığına kayadursun, sol kanatta 2012...

( ALEVİLİK VE SEMAVİ DİNLER ARASINDAKİ AYRILIK)
Hele biz iş bu yola, gelmedik riya ile
Bu melâmetlik donunu bizimle giyen gelsin
Gözüyle gördüğünü, örte eteğiyle
Bu yol pek ince yoldur yüreği çarpan gelsin
İş bu sözü edenden bize nişan gerektir
Sözün özeti budur,...
Hele biz iş bu yola, gelmedik riya ile
Bu melâmetlik donunu bizimle giyen gelsin
Gözüyle gördüğünü, örte eteğiyle
Bu yol pek ince yoldur yüreği çarpan gelsin
İş bu sözü edenden bize nişan gerektir
Sözün özeti budur,...

Namık Kemal ZEYBEK NE YAZIYOR?...
Kimin için yazıyor?...
Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Sayın İsmet Berkan’a
AÇIK MEKTUP
Gazeteniz Köşe Yazarlarından Sn. Namık Kemal Zeybek’in 2008-2009-2010 yılının kimi günlerine dağılmış, kesip dosyamda biriktirdiğim; “Alevilik ve...
Kimin için yazıyor?...
Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Sayın İsmet Berkan’a
AÇIK MEKTUP
Gazeteniz Köşe Yazarlarından Sn. Namık Kemal Zeybek’in 2008-2009-2010 yılının kimi günlerine dağılmış, kesip dosyamda biriktirdiğim; “Alevilik ve...

İnançsal itibarları dolayısıyla Alevi Dedelerinin ve Babalarının önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır. O da Aleviliği yeniden ayakları üzerine oturtmak. Bu şekillenmeyi kimi geleneksel güçlendirmelerle, kimi de modern tamamlamalarla yapmak durumundadır. Bunu yapacak bir itibar mücadelesine sahip olmadıklarından bu beklenti, şimdilerde (en az yirmi yıl) Alevi örgütlerine...
Fransa gündemi günlerdir iktidarı sarsan siyasi/mali skandala kilitlendi. Türkiye basınına kısmen yansıyan olay, ülkenin en zengin kadını, kozmetik devi L’Oreal’in sahibi 87 yaşındaki Liliane Bettencourt’un, en üst kademedeki devlet ve hükümet temsilcilerinin bilgisi dahilinde vergi kaçırdığı ve servetinin büyük bir kısmını “vergi...

Hemite köyünden Mehmet Cömert:
- “Bak” demiş, Cumhuriyet muhabiri Zafer Aknar’a, “Bu Ceyhan nehri deniz gibi değil mi? Ama insan hırsını ve intikamını önleyemedi. Şu camide öldürdüler Yaşar’ın babasını, hem namaz kılarken, sırtından hançerlediler, adam nehri geçmiş de gelmiş...”
Ceyhan deniz...
- “Bak” demiş, Cumhuriyet muhabiri Zafer Aknar’a, “Bu Ceyhan nehri deniz gibi değil mi? Ama insan hırsını ve intikamını önleyemedi. Şu camide öldürdüler Yaşar’ın babasını, hem namaz kılarken, sırtından hançerlediler, adam nehri geçmiş de gelmiş...”
Ceyhan deniz...

Bir sır değilsiniz.
Geceleyin ay gibi, gündüzleri güneş gibi parlıyorsunuz.
Sadece varlığınızla yoluma aydınlık, ruhuma sıcaklık ve güven verdiğiniz, hayatıma anlam kattığınız için değil,
Dünya yuvarlak olduğu için belki,
Ne gece ne gündüz, ne yaz ne kış, ne ilgi ne...
Geceleyin ay gibi, gündüzleri güneş gibi parlıyorsunuz.
Sadece varlığınızla yoluma aydınlık, ruhuma sıcaklık ve güven verdiğiniz, hayatıma anlam kattığınız için değil,
Dünya yuvarlak olduğu için belki,
Ne gece ne gündüz, ne yaz ne kış, ne ilgi ne...

Aşk, kültürü önceleyen temelden kaynaklandığı için akıl ile ondan sakınılması, “akıl” ile onun terbiye edilmesi olanaksızdır: Açıkçası aşk, “görünmez bir belâ”dır. Bu nedenle aşk, sözle anlatılamaz ve anlaşılamaz; o bir “hâl” olgusudur, yani yaşama ve hissetme durumudur. Doğal olarak...

ERTELENMESİN YÜZLEŞME
Yüzleşmeden ve utanarak yaşamanın ardından tam 6363 gün geçti.
Madımak katliamı yüzleşmek istiyor. Bedenlerine küsmüş ruhları buluşturmak, umursamaz vicdanları titretmek için. İnsanlık Anadoladan vedalaşmasın diye..Bu topraklar Mevlanayı, Hacı Bektaşi Veliyi, Nesimiyi, Pir Sultan Abdalı ve daha...
Yüzleşmeden ve utanarak yaşamanın ardından tam 6363 gün geçti.
Madımak katliamı yüzleşmek istiyor. Bedenlerine küsmüş ruhları buluşturmak, umursamaz vicdanları titretmek için. İnsanlık Anadoladan vedalaşmasın diye..Bu topraklar Mevlanayı, Hacı Bektaşi Veliyi, Nesimiyi, Pir Sultan Abdalı ve daha...

O gün 2 Temmuz’u gösteren yapraklar bile düşmedi takvimlerden. Kültür ve insan katliamını hatırlatmanın utancından kıvranırken. O gün duygular çözüldü. Diller kilitlendi acı vahşet karşısında.
Sadece onların dilleri düğümlenmedi gırtlağında.
Rahattılar. Seyrettiler, Bol bol demeç verdiler, histen...
Sadece onların dilleri düğümlenmedi gırtlağında.
Rahattılar. Seyrettiler, Bol bol demeç verdiler, histen...

Karaduman Sivas’tan yayılmıştı o gün, ilk gözyaşı damlası titreyerek düştüğünde yüreğe.
Temmuz’du, güneşli bir gündü, orta Anadolu’nun bu kentini kara dumanlar kapladığında.
Yaz değil, şiddet iklimi sardı Sivas’ı.
17 yıl önceydi. Madımak oteli ablukaya alındı, içinde...
Temmuz’du, güneşli bir gündü, orta Anadolu’nun bu kentini kara dumanlar kapladığında.
Yaz değil, şiddet iklimi sardı Sivas’ı.
17 yıl önceydi. Madımak oteli ablukaya alındı, içinde...
Ölü Ozanlar Derneği’nde can alıcı bir sahne gibi. İki yüz yıllık binanın büyük salonu, yüksek tavan, ağır kadife perdeler, beyaz örtülü yemek masalarının üzerinde parlayan takımlar ve her birinin yeri onlarca yıl önceden, kendileri daha bebekken hazırlanmış kadar emin oturan papyonlu ihtiyarlar.
Onlar 1850’den beri buradalar. Hepsi...
Onlar 1850’den beri buradalar. Hepsi...

Ertelenen şehir politikası, burka yasağı yasası, güvenlik önceliği derken, Fransız banliyölerinde tehlike çanları yeniden çalıyor. 2005 Kasım’ında Paris yakınlarındaki Clichy-sous-bois’da polisten kaçan biri Türk üç gençten ikisinin ölmesinin ardından, ülkenin dört bir yanındaki banliyöler haftalar boyunca alevlenmişti....
| Sayfa 1 - 17 | << 12 3 4 > >> |



















RSS 2.0 - Besleme