<<  Şubat 2012  >>
Pa. Sa. Ça. Pe. Cu. Cu. Pa.
 30  31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29  1  2  3  4
Alevi örgütlenmesinin önceliği ne olmalıdır ?







» Yorumlar
» Anket Arşivi

E-Posta

Format
BATH Ravalement
KAYALAR
SARL Construction de l'Horizon 2000
KILIC FASHION COMPANY
Bulut
Crepis Rhin
Celik Construction
Feronnerie SAYLIK
Keles Renovations
SARL Pave Performance
PFF Façade
T. Plâtrerie
Cabinet François Brunet
Unal Renove

Alevilerin Sesi Dergisinin 141. Sayısı çıktı

Alevilerin Sesi Dergisinin 141. Sayısı çıktı
Derginin bu sayısındaki bazı konu başlıkları:
Evren’in yarım kalan projesini AKP tamamlıyor…

Yıllardır cahil kalması için özel çaba harcanan halkımızın, adeta beyinlerine ipotek koyan 12 Eylül anlayışının düşüremediği kalelere, şimdi de AKP hücum ediyor. AKP Hükümeti, Evren’in yarım bıraktığı Türk-İslam sentezi mayalı 1982 Anayasasını, dinci ve şeriatçı yapının isteği doğrultusunda yeniden yapılandırmaya çalışıyor.

Alevi toplumu için keskin dönemeç…
Alevi toplumu şunu kabul etmelidir ki; oylanan Kemalizm, Solculuk veya başka bir ideolojinin gerçekliği değil, Türkiye’nin geleceğidir. Bu süreçte “Ehven-i şer” anlayışı ile hareket edilmesi stratejik açıdan sol ve Alevi topluma adına yanlış bir yaklaşım olacaktır. Yargıyı AKP’liler belirleyince ülkede statükonun son bulup, hukukun üstlüğünün tesis edileceğini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedirler. Bu referandum sonrası kabul edilecek anayasa, adım adım geliyor denen şeriattın devlet yapısına tam anlamıyla sirayet etmesidir.

Yöntemde yanlış, anlayışta…
26 ayrı başlığa aynı anda evet veya hayır dedirtmek ancak faşizmin hâkim olduğu ülkelerde gözükmektedir.(BKZ. 1982 Anayasası) Oysaki modern ülkelerde ülkenin geleceğini etkileyecek konularda üzerinde uzlaşılarak(!) ortaya çıkan maddeler tek tek halka oylatılır. Avrupa Birliği’ne “evet” diyen İngiliz halkı, tek tek oylamanın verdiği hakla ortak para birimine “hayır” diyebilmiştir. Günümüzde demokrasinin gerçekten(!) var olduğu ülkelerde referandumla ilgili işleyiş bu yöndedir.

Ayrıca -sonuç ne çıkarsa çıksın- bana göre referandumun doğası demokrasiye aykırıdır. Demokrasi "hangi seçenek çok çıkarsa onu yapalım" gibi bir mantıkla yürütülemez. Aksine azınlık olan fikrin de tartışılması ve doğruysa uygulanmasıyla geçerlilik kazanır…

“AKP’ye Hayır, Referanduma Evet” saçmalığı…
Referanduma yaklaştıkça Ufuk Uras’ın özetlediği ve bazı solcuların ve liberallerin peşine takıldığı kendiyle çelişen bir mantık hatası vasıl oldu. Statükoya karşı gösterdikleri sözde tepkinin onda birini AKP Hükümeti’ne gösteremeyen bir anlayışın ürünü olan bu slogan, tarafımdan “sağı solu belli olmayan sol” olarak adlandırılmaktadır.

12 Eylül karanlığından doğan AKP zihniyeti, bugün darbe üzerinden toplumsal ajitasyon çekme fırsatı bulabiliyorsa, bu gerçeğin altında yine bu “sağı solu belli olmayan sol” anlayış yatmaktadır. Hem AKP zihniyetinin arabasının yol almasına karşı çıkacaksın, hem de bozulan araçlarını gideceği yere varması için arkadan iteceksin. Bu cenahın içine düştükleri ikilem ancak böyle özetlenebilir.

Referandumdan “evet” dedikten sonra “AKP’ye nasıl hayır” diyebileceklerine yönelik en ufak bir planı olmayan bu tabansız zihniyet, solda, dinci yapılanmalardaki gibi biat geleneğinin bulunmadığının da farkında değiller. Özgür düşünceye sahip sol görüşlü herkes bu anayasaya “Hayır” diyecektir. Bu nedenle bu güruha ileride daha fazla hayal kırıklığı yaşamamaları için -gerçek solu deforme etmek yerine- “Fethullah solculuğu” diye yeni bir akım geliştirmeleri şiddetle tavsiye diyorum.

Son bir notta “mezardakilerde Evet demeli” diyen Fethullah Gülen’e;
“Bizim 12 Eylül’de toprağa verdiğimiz canlarımızın hesabı yok, yani anlayacağın orada da bir referandum yapılsa, açık ara ‘Hayır’ çıkar…



Yazdır Yazdır  |  Tarih: 30.08.2010   |  Değerlendirme      |  

Değerlendir
     


İlgili Haberler


İsminiz




Lütfen altaki işlemin sonucunu cevaplayınız

İşlem Sonucu:     =  


 

FUAF - Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu | Yazdır