Durak Arslan: « Birlik… » dedi
Bizim işimiz çözüm üretmek. Çözümün önemli bir bölümü modelde gizli. Şöyle ki, Alevi toplumunu zengin bir toprağa benzetiyoruz biz. Bu toprakta her mahsul, her çiçek ve her meyve yetişmeye müsait.
Alevilerin Sesi - Fransa
A.S : Sayın Durak Arslan, Fransa’dan baktığınızda genel Alevi hareketinin gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz ?
D.A: Geneli değerlendirmeden önce, kendi özelimizden yola çıkmak isterim müsadenizle. Fransa’da Aleviler örgütlenmenin heyecanını yaşıyorlar. En bakir bölgelerden bile Federasyon’umuza bireysel başvurular ve talepler çoğalmakta. Özellikle bayanlar ve gençler kendi kimlikleri etrafında ögütlenmeye çok istekli. Bu son derece memnuniyet verici bizler için.
A.S: Sizce bu heyecan ve hareketliliğin sebepleri nelerdir ?
D.A: Bunun kendiliğinden ve tesadüf olmadığını biliyoruz. Elbetteki genel Alevi taleplerinin özellikle Türkiye gündeminde olmasının etkisi var. Esas olarak Fransa’ya özgü özel bir hareketlenmenin sebebi ise, dört yıl önce başlatmış olduğumuz kurumsallaşma, eğitim ve diplomasi çalışmalarıdır. MAK Modeli dediğimiz Modern Alevi Kurumsallaşma Modeli ile yapmış olduğumuz çalışmalar tam zamanında ürünlerini vermeye başladı. Bu durum bizler için bir sürpriz değil. Aynı zamanda Federasyon, Alevi Kültür Merkezlerimiz ve Alevi toplumu arasında karşılıklı ve olumlu bir etkileşim meydana geldi.
A.S: Neden yeni bir model ?
D.A: Alevi toplumunda varolan genel klasik örgütlenmeleri incelediğinizde bazı gerçeklerle karşılaşıyorsunuz. Íste bu gerçeklerden biri şudur: özellikle Sivas’da Canlar’ımıza kıyıldıktan sonra tepkisel bir Alevi hareketi hızla büyüdü. Bu büyüme, kendiliğinden ve daha çok duygusallık üzerinde geliştiği için, kadrolaşma, organizasyon, mekan, teknik vs konular üzerine düşünme zamanımız olmadı. Acımız büyüktü ve haliyle öyle oldu. Ancak, artık acılarımıza teslim olarak değil, acılarımızı yaşam coşkumuzun içine mayalayarak, duygularımızın yanıbaşına, aklı, zekayı, yeteneği, teknolojiyi, bilimi, ekonomiyi, felsefeyi, inancı ve sanatı koyarak yürümeliyiz. Kendini acındırarak, şikayetçi olarak, ajitasyonla, çareyi başkalarından bekleyerek bir toplum varolamaz. Biz kendi öz değerlerimizi ortaya çıkaracak, sahiplenecek ve taşıyacak dinamiklerimizi harekete geçirmemiz gerekiyordu. Íşte biz de bu model ile bunu başlattık.
A.S: Sayın Arslan, sorun örgütlenme modeli sorunumu ?
D.A: Sorun değil. Sorunlar zaten bize rağmen var. Bizim işimiz çözüm üretmek. Çözümün önemli bir bölümü modelde gizli. Şöyle ki, Alevi toplumunu zengin bir toprağa benzetiyoruz biz. Bu toprakta her mahsul, her çiçek ve her meyve yetişmeye müsait. Bütün zenginlikler var toprağımızda. Yeterki ekmesini, bakmasını ve dermesini bilelim. Biz örgütlenmemizde yeni bir aşamaya geldiğimize inandık, bu aşamaya uygun kurumsal yapıları yaratmanın sistemini kurmaya çalıştık. Íşte bu kurmaya çalıştığımız sisteme ise, Modern Alevi Kurumsallaşma kısaca MAK Modeli adını verdik. Modelimiz son derece sade ve uygulanabilir. Sadece buna inanmak gerekiyor. İki ana temel özelliği var. Birincisi, doğru göreve doğru kişi esasına dayalı yönetim seçim sistemi. Íkincisi ise, ihtiyaca göre komisyonların oluşumu. Böylece, birbirini tamamlayan, uyumlu çalışan ve birbirine destek olan komisyon sorumluları aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri. Federasyon’da ve Alevi Kültür Merkezlerimizde aynı çalışma modeli olduğu için, son derece verimli ve coşkulu çalışmalar sergileniyor.
A.S: Kaç alan için oluşmuş komisyonlarınız var ?
D.A: Yönetim kurullarımız onüç kişiden oluşuyor. Başkan’ın artı oniki yönetim kurulu üyesi. Her yönetim kurulu üyesi bir komisyondan sorumlu. Komisyonlarımız; Halkla ilişkiler, kurumsallaşma, diplomasi ve dışa açılım, proje ve yardım, Yol ve Erkân, eğitim ve araştırma, esnaf ve işveren, kültür ve sanat, basın ve yayın, gençlik ve öğrenci, çocuk-aile ve kadın, çevre ve doğa alanlarında çalışmalar yürüyor. “Ben merkezci” bir çalışma anlayışını başdan reddettik ve “Biz merkezci” bir anlayışı modelimizin merkezine yerleştirdik.
A.S: Somut olarak bu çalışmaların sonucu örnekler varmı ?
D.A: Örneklerin tümünü sıralamak zor ancak, Alevi kamuoyunun tanık olduğu bazı sonuçları hatırladığım kadarıyla vereyim. Yol Tv’mizin kurulması ve Fransa Yansımaları programı ile önemli rol oynamıştır. Cumhurbaşkanı Abdullah Güle’e taleplerimiz iletildiğinde yaşanan olaylar, teleplerimizin medyada geniş yer almasını sağlamıştır. Avrupa Parlementosunun önüne “Avrupa’nın yolu Sivas Madımak’tan geçer” levhalarını dikerek yaptığımız kitlesel eylemler yankı bulmuştur. FUAF onuncu yıl kutlaması “Aşk Ola” ile hem üniversitede akademik çalışma, hem onbin kişi ile modern bir Cem, hem de “Aleviler Birlik Ístiyor” adıyla düzenlediğimiz panel, Alevi toplumunda umut ve heyecan yaratmıştır. Yine, 8 Mart kadınlar günü Avrupa Parlementosunun içinde yapılarak, Alevi inancında kadının yerine dikkat çekilmiştir. Ayrıca, Avrupa konseyi binasında gençlerimize medya üzerine eğitimler verilmiştir. Alevilerin Sesi dergisinde, Fransızca sayfaların düzenli olarak çıkması sağlanmıştır. Írene Melikoff’un anısına Strasbourg üniversitesinde, onbeş ayrı Profesör ve araştırmacının katılımı ile bir günlük sempozyum düzenleme imkanı yaratmıştır. Fransa devletinin üst düzey makamları tarafından tanınmamızı ve davetler almamızı sağlamıştır.
A.S: Sayın Arslan, gelecek dönemdeki önemli projeleriniz nelerdir ?
D.A: Her komisyonumuzun önünde mutlaka en az bir önemli projesi var. Bu projeleri AKM deki muhatabı komisyon sorumlularınıda katarak yürütüyorlar. Örneğin, Fransa Milli eğitim bakanlığına yönelik, Alevilik bilgilerinin genel kültür derslerinde yer alması için çalışmalar yürütülüyor. Paris Senatosunda, Alevilik konulu bir konferans hazırlanıyor. Fransa’da FUAF-Erenler adında bir cenaze fonu yakında faaliyete geçerek hizmet verecek. Kadınlarımız, Türkiye’de Alevi Ulu’larımızı ziyaret programlı bir kültür turu organize ediyorlar. Esnaf ve Íşverenlerimiz hedeflerine, altı ayda ikiyüz üye’ye ulaşmayı koydular. Paris’te, tüm AKM’lerimizin katılımıyla, yirmibin kişilik yeni bir modern Cem yapma kararımız var. Fransa’da Yol Tv’ye donanımlı bir stüdyo kazandırma projemiz var. Doğa ve çevreye duyarlılık kampanyası başlatma hazırlıklarımız var. Fransa’nın değişik bölgelerinde gençliğin organizesinde “CanHalay” konseptiyle gençlik şölenlerimiz olacak. Bunlar sadece şimdilik kesinleşmiş projelerimiz.
A.S: Avrupa Alevi hareketinden ve genel Alevi dünyasından beklentileriniz nelerdir ?
D.A: Bizim beklentimiz Alevi hareketinin Yol birliği. Sürekler hep varolacak. FUAF olarak biz bu inançla Alevi toplumunun bizden beklentilerine ulaşmaya ve katkı sunmaya çalışıyoruz. Tüm gücümüzle, akıl ve gönül birliği içinde kurumsallaşma hedefimizle çalışıyoruz. “Birlik” içinde gizlenen o devasa güç bizi bekliyor. Biliyoruz. FUAF olarak biz o güce kavuşmaya ve imkanımız ölçüsünde bu anlayışımızı ve dinamizmimizi gerek Avrupa gerekse tüm Alevi hareketine sunarak, ancak birlik ile eşit haklarımıza kavuşacağımıza inanıyoruz. Elbetteki bunun bir bedeli de var. Hem bu bedeli ödüyor, hem de umut ve azmimizi pekiştiriyoruz. Biliyoruzki bu Yol ancak böyle yürünür.
A.S. Sayın Durak Arslan, size ve kurumunuza başarılar diliyor, zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.
D.A: Biz size ilginizden dolayı teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyoruz.
Alevilerin Sesi - Fransa
www.alevi-fuaf.com