Dersim Konferansı’ndan 10 talep çıktı
Avrupa Parlamentosu’ndan düzenlenen “Dersim 1937-38; Aleviler-Yaşananlar ve Devletin Rolü” başlıklı konferansın sonuç bildirgesi yayınlandı. 10 maddelik talepler arasında Anayasa’nın değiştirilmesi, Dersim’in adının geri iadesi, CHP’nin Sosyalist Enternasyonal’den atılması ve Madımak’ın müze yapılması yer aldı.
19 Kasım tarihinde Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda AP Sol Grubu’nun üstlendiği, Dersim Yeniden İnşa Derneği ve Demokratik Aleviler Federasyonu tarafından organize edilen konferansın sonuç bildirgesi yayınlandı.
TARİHİN EN KAPSAMLI JENOSİDİ
Konferansta katılımcıların dile getirdikleri ve ortaklaştıkları görüşlerin başında; “Türkiye’nin çağdaş demokratik kriterlere uyması ve öncelikle tarihiyle yüzleşmesi” geldi. Sonuç bildirgesinde, “Avrupa Birliğine üye olmak isteyen, dünya barışına hizmet ediyorum iddiasında olan Türkiye’nin, öncelikle kendi iç barışını sağlaması, demokratik, çoğulcu ve insan haklarına saygıyı esas alan bir politika izlemesi, kendisinden beklenen en asgari tutumdur” denildi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin, tarihinin en kapsamlı jenosidini 1937/38 yıllarında Dersim'de gerçekleştirdiğinin vurgulandığı bildirgede, “1935’te çıkarılan 37 maddeli ‘TUNCELİ KANUNU’, onlarca yıl sonra açılan Genelkurmay Belgeleri, TBMM'nin konuşma tutanakları, 4 Mayıs 1937´deki Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar ve döneme ait çeşitli resmi belgeler, tanık ve mağdurların anlatımları bu jenosidi kanıtlamaktadır. Bu uygulamalar ve sonuçları, BM'nin soykırımı tanım ve önlem yasası ile birebir örtüşmektedir” ifadeleri yer aldı.
“Yine Alevi katliamlarında devletin rolü açık olmasına rağmen yüzleşme sağlanmamıştır” denilen konferans sonuç bildirgesinde, katılımcıların Dersim ve Alevi katliamları konusunda Türkiye Cumhuriyeti'nden şunları talep ettiği ifade edildi:
“1- Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendi tarihiyle yüzleşmelidir. Bunun için şu ana kadar gizli tutulan arşivler açılmalı, jenosit mağdurlarına karşı uluslararası hukuktan doğan sorumluluklarını yerine getirmelidir.
2- 17 Kasım 1937´de Elazığ’da idam edilen Seyid Rıza, oğlu ve diğer Dersimliler başta olmak üzere, mezar yerleri bilinmeyen kişilerin cesetlerine ne yapıldığı açıklığa kavuşturmalı, ailelerine bilgi verilmelidir.
3- Katliam sırasında askerler tarafından alınan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan çocukların akıbeti açıklığa kavuşturulmalıdır.
4- Türkiye Devleti, AB ülkeleri, ABD ve Rusya Federasyonu'nun elinde bulunan Dersim Jenosidi’ne ilişkin tüm arşivleri açmalı ve AB, sorunun çözümüne katkı sunmalıdır.
5- Kürtlere yeni katliamlar öneren CHP sosyalist enternasyonal üyeliğinden çıkartılmalıdır.
6- Bölgeyi inansızlaştırma ve yaşanmaz bir hale getirmeyi amaçlayan barajların yapımı derhal durdurulmalı ve Dersim adı iade edilmelidir.
7- Alevilerin ibadet yeri olan Cemevleri, Türkiye´de yasal güvenceye kavuşturulmalı ve zorunlu din dersleri uygulamasına son verilmelidir.
8- Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalı, Alevi köylerine cami yapımı uygulamasına ve asimilasyon politikasına son verilmelidir.
9- 1993 yılında Sivas'ta katledilen 33 aydın ve sanatçının yakıldığı ve halen et lokantası olarak kullanılan Madımak oteli orada katledilen 35 insanın anısına müze yapılmalıdır.
10- “Kürt Açılımı“ zamana yayılarak bir belirsizlik süreci oluşturulmamalı. Bu konuda yapılması gereken en önemli değişiklik, 1982 anayasasının değiştirilmesi; çok kimlikli, çok kültürlü ve çok inançlı Türkiye gerçeğini anayasal güvenceye kavuşturan bir yeni anayasa yapmak olmalıdır. Kürt sorununa kalıcı demokratik çözüm, ancak bu yöntemle mümkündür.”
Kaynak: ANF