<<  Şubat 2012  >>
Pa. Sa. Ça. Pe. Cu. Cu. Pa.
 30  31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29  1  2  3  4
Alevi örgütlenmesinin önceliği ne olmalıdır ?







» Yorumlar
» Anket Arşivi

E-Posta

Format
BATH Ravalement
KAYALAR
SARL Construction de l'Horizon 2000
KILIC FASHION COMPANY
Bulut
Crepis Rhin
Celik Construction
Feronnerie SAYLIK
Keles Renovations
SARL Pave Performance
PFF Façade
T. Plâtrerie
Cabinet François Brunet
Unal Renove

Türkiye Özgürleşmeli / Yaşar Seyman

Türkiye Özgürleşmeli / Yaşar Seyman
Türkiye özgür değil mi?
Özgür mü?
Özgür olmaz mı?

Özgürse, “Demokratik bir ülke olduğumuzu düşünerek konuştum.”
Diyen sanatçı için dava açılır mı?
Açılmaz mı?
Dava açılırsa, hiçbir konuda demokratik açılım yapılamaz.

Türkiye özgür bir ülke olsa Alevi şehidin cenazesi cem evinden alınıp camiye götürülür mü? Özgür bir ülke olsa yurttaşlarının inançlarına saygı duymaz mı?
Nereden buluyorsun bu örnekleri?
Bulmuyorum, sadece yaşananları özenle izliyorum? ‘Öteki’lerin sesi olunca; o konulara yoğunlaşınca olaylar zihnine doluyor, yüreğini burkuyor, gündemin oluyor. Kamuoyu vicdanı olmak istiyorsan unutamıyorsun. Yazarsan kaleminden, ressamsan fırçandan, sanatçıysan eyleminden, siyasetçiysen dilinden akıyor…

Sen duymadın mı?
Neyi?
Eruh’ta şehit olan Amasyalı Alevi Murat Taş’ın Alibeyköy’de oturan ailesinin Alevi inancı gereği cenazeyi son yolculuğuna uğurlamak için cem evine götürdüğünü; şehit ailesi ve yakınları oradayken askeri yetkililer resmi törenin Ataköy’deki camide yapılacağı gerekçesiyle cenazeyi apar topar camiye taşıdıklarını gerçekten duymadın mı? Okumadın mı?
Böyle şey olur mu?
Oldu bile…
Nasıl olur? “Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına saygılı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.”
Senin söylediğin yıllardır dillere pelesenk resmi söylemdir.
Özgürlük bu mu?

‘Kürt Açılım’ı çalışmaları sırasında İçişleri Bakanı Beşir Atalay, tüm sivil toplum örgütlerine gidip görüşlerini aldı. Türkiye’de federasyon, genel merkez ve dernek düzeyinde olan hiçbir Alevi örgütüne gidip, Alevilerin ‘Kürt Açılımı’na bakışlarını, düşüncelerini sormadı?
Sormadı mı?
Sormadı. Oysa aynı hükümet ‘Kürt Açılımı’ndan önce ‘Alevi Açılımı’na başladı ve ‘Alevi Açılımı’ çalıştayları izlediğim kadarıyla sürüyor.
‘Kürt Açılımı’ adı bile ansızın ‘Demokratik Açılım’ oldu. Bu açılımlar Türkiye’yi özgürleştirir… Güçlü ülke olduğunu tüm dünyaya gösterir. “Biz güçlü ülkeyiz” demekle güçlü olunmaz. Bu ve benzeri açılımlarla güçlü olunur.
Türkiye biriken sorunları çözerek özgürleşir...

EKİM’DE FIRTINALAR ESECEK!

Ekim ayına giriyoruz…
Ankara’nın seyrine doyulmaz sonbaharı hüzünlü yüzünü gösteriyor.
Okullar açıldı. ‘Ayrımcılık’ konusunda Milli Eğitim Bakanı tarafından ilk ders verildi.
Kitaplardaki ‘ayrımcılık’ da ayıklanırsa ozanın dediği gibi: “Güzel günler göreceğiz çocuklar.”
Devlet Tiyatroları kuruluşunun 60. yılını 1 Ekim’de 60 yeni yerli oyunla açacak.
Üniversiteler açılıyor…
“Gençlerimiz yarınlarımızdır!” diyerek bir türlü gençlerin sorunlarını çözerek gençlerimiz bugünlerimiz olsun diyemiyoruz…
TBMM açılıyor…
Gündem yoğun mu yoğun?
İzmir belediye işçileri Ankara’ya yürüyor!
‘Sendikalar Yasası’nda değişiklik hazırlıkları yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sendikal düzeni sarsacak düzenlemeler getiriyor.
Bakalım işçi üst örgütlerinde, sendikalarda fırtınalar esecek mi?
‘Kürt Açılımı’ çözüm yeri olan TBMM çatısı altında konuşulmaya başlanacak.
Yıllar önce okuduğum ve zihnimde yer eden tümceyi sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Okyanusun derinliklerinden korkan dalgıç, inci yüzü göremez.”
Türkiye’yi özgürleştirmek isteyenler önce korkuyu yenmeli!

Kaynak: Birgün


Yazdır Yazdır  |  Tarih: 27.09.2009   |  Değerlendirme      |  

Değerlendir
     


İlgili Haberler
Benzer Yazılar


İsminiz




Lütfen altaki işlemin sonucunu cevaplayınız

İşlem Sonucu:     =  


 

FUAF - Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu | Yazdır