Sana demokrasi armağan edemedim! - Yaşar Seyman
Sen, çağdaş demokrasiyi tanımadın ki…
O nedenle ninnilerin ağıt, gülüşlerin yarım, öykülerin küçük ve göçebe yaşadın.
O nedenle ninnilerin ağıt, gülüşlerin yarım, öykülerin küçük ve göçebe yaşadın.
Senin ninnilerin ağıttı.
Gülüşlerin yarım.
Öykülerin küçücük…
Doğduğun coğrafyanın kültürüyle yürüdün.
O acılı coğrafyanın acılarına tanık oldun.
Ve o törelerin çizdiği kadere isyanla yürüdün.
Göçebe gibi…
Senin çağında dillerde gezgin sözcüğü yoktu.
Bir göçebe gibi köylere, kentlere göçtün.
Her yerde bir göçebe öyküsü bıraktın.
Her yerde yaşayarak, gözleyerek, çoğalarak ayrıldın.
Torunlarına ninnilerin yine ağıttı.
Gülüşlerin yarım…
Yine öykülerin küçük…
Sende büyük olan tek şey sevgi dolu yürekti.
O hep bir çağlayan gibi çağıldayarak aktı.
Kendi çocuğuna olan sevginin sınırlılığını aşarak, gün geldi taşarak, gün oldu çoğalarak tüm çocuklara akan coşkun bir suydun…
Sende hiç ‘ Size saçımı süpürge ettim’ sözünü duymadım. O nedenle o sözü söyleyen, o söze sığınan anneleri hiç sevmedim.
O anlamsız sözü hiç söylemedim.
‘Size saçımı süpürge ettim.’ Sözü yerine; çocuğumla büyüdüm, öğrendim, çoğaldım ve yaşadım diyebildim…
Göçebe bir kadının kızı olarak gezgin oldum.
Dünya anneleriyle buluştum.
Konuştum…
‘Dert bir değil elvan elvan’ türküsündeki gibi dertler dinledim. Sorunların dili farklı olsa da annelik dili ortaktı. Anneleri acılardan kurtaran, soluklandıran, yüzlerini güldüren; yaşadıkları ülkedeki çağdaş demokrasi, hukuk anlayışı, birey hak ve özgürlüklerinin varlığıydı…
Sen, çağdaş demokrasiyi tanımadın ki…
O nedenle ninnilerin ağıt, gülüşlerin yarım, öykülerin küçük ve göçebe yaşadın.
Sen, çocukları darağacında anneler tanıdın…
Onlara yandın…
Senden sonra acılarımız büyüdü…
Öykülerimiz de…
Darağaçlarının ardından sessiz ağlayan annelere; çocuklarının acılarından doğan anneler katıldı…
Emine Ocak ve Fadime Göktepe, çocuklarının acılarından doğan anneler oldu… Onları yüzlerce anne izledi…
Demokrasi mücadelesi içinde yer alsalar da hala demokrasi ile tanışamadılar…
Onların demokrasi umudu acılı yüreklerinde saklı…
Oysa sen bir darbenin karanlık günleri içinde göçüp gittin.
Ben, sana demokrasi armağan edemedim…
Bize öğrettiğin sevgiyle sorunlara duyarlı, toplumsal mücadele içinde demokrat, sözünü yutkunmadan söyleyen, bilgisayarın tuşlarında kalem parmaklarını korkak alıştırmayan biri olarak yazıyorum…
Ve annelere verilecek en büyük armağan sevgidir! Onların karşılıksız sevgisine; sevgimizi göstermeliyiz.
Bir de demokrasi armağan edebilsek…
Ninnileri ninni,
Gülüşleri gülüş…
Öyküleri büyük,
Yaşamları renkli olur…
YAŞAR SEYMAN
birgun
Yazdır | Tarih: 13.05.2008 |
İlgili Haberler
Benzer Yazılar
Fransa'dan esintiler - Yaşar Seyman
Mona Lisa mıyım, seni bekleyeyim! - Yaşar Seyman
Erkek 'Yaşar'lardan bir tek seni sevdim… - Yaşar Seyman
Anneler alanlara çıkın! - Yaşar Seyman
Nehirlere yolculuktur seni düşünmek - Yaşar Seyman
Cumhurbaşkanı'nın gülü soldu… - Yaşar Seyman
Hüznü var da Eylüller yok - Yaşar Seyman
Erkek Cumhuriyeti kutlu olsun / Yaşar Seyman
Kadınlar örgütlü mü? / Yaşar Seyman


















