MERYEM- HANNA VE İSA
Filistin toprağı olan beytüllahim (fr: betléehem) iline bağlı nasera (fr: nazareth) kasabasında İmran ve hanna çiftinin evlerinde mutluluk zirvededir, çünkü hanna hamiledir ve bir erkek evlat beklemektedirler.. ama o büyük gün gelip çattığında beklenen olmaz ve bir kız çocukları dünyaya gelir.. anne ve babayı buruk bir sevinç sarar çünkü bu doğan çocuk illede erkek olmalıydı ve onlarda herkes gibi oğullarını gururla hanna’nın kuzeni olan zekeriya’nın (fr: zacharie) yanına manastıra yerleştirip , iyi bir dindar olup o kutsal mabede hizmet edebilmesiydi.. evde soğuk bir hava esiyordu, moraller bozuk, kaşlar çatık ve umutlar sönüktü.. kızları onlara çok kötü bir sürpriz yapmıştı, erkek doğmalı ve erkek olmalıydı.. hanna ve İmran, uzun uzun düşündükten sonra nihayet bir karara varabilmişlerdi... çocukları kızda olsa , çok değer verdikleri, sayıp sevdikleri zekeriya’nın yanında, manastırında muhakkak bulunmalı, iyi bir terbiye ve dini eğitim alıp o mabede hizmet etmeliydi, her ne kadarda o devirde kız çocuklarına bu tip yerler yasak olmuş olsada.. bu çocuğa verilecek isim kararlaştırılmıştı ; Meryem.. o dönemlerde bu isim erkek çocuklarına verilen bir isimdi ve anlamıda İbranicede ‘’ deniz damlası’’ demektir ( mar – yam).. 6 yaşındayken Meryem, kuzenleri olan zekeriya’nın oğlu yahya’yla (fr: jean, jean-baptiste) manastırın yolunu tutar ve ona tanınan özel bir izinle mabed yılları başlar..
Zaten Meryem’in burdan sonraki hayat hikayesini bilmeyen yoktur sanırım.. benim ilaveten eklemek istediğim husus ise, meryem’in ve oğlu isa’nın isimlerinin anlamı ve değişik dillerdeki telafuzları ve hanna ile Meryem isimlerinin sıkca bir arada anılması..
Örneğin, anadolu’da meryemana isminin ‘’ Meryem anne’’ diye bilinmesi, oysa tamamen yanlış çünkü orda iki kişinin ismi geçiyor; Meryem ve hanna..
Hıristiyan dünyasındada sıkca geçer bu isim:
- anne-marie
- marianne
- mariana
- anna-maria
bazende Meryem ismini yahya’lada çokca görürsünüz:
-jean-marie..
Oğlu isa’nın ismide İbranice ‘’ yoshua’’ dan gelir ve anlamıda ‘’ kurtuluş, Allah kurtarsın..’’
Yoshua nasıl jésus olmuş peki diyorsanız , anlatayım..
- İbranice : yoshua
- Arapca : isa
- Anadolu’da : ese
- Yunancada : yese veya yesu
- İngilizcede : jesus ( okunuşu : yesus )
- Fransızcada : jésus ( okunuşu : jezü )
Ve son olarakta isa’nın lakabı yine İbranice bir kelime olan ‘’ mashia’h dan gelir ve anlamıda
‘’ allah’ın övgüsünü alan yani hamidullah’’ demektir..
Anadoluda ‘’ mesih’’ ve Hıristiyan alemindede ‘’ messie’’ diye geçer..
(champs-elysées yani şanzelize'ninde anlamı : elyase'nin yani ilyas'ın tarlaları veya sahası desem ne dersiniz aceba..)
saygılarımla..
mustafa coşkun
exuberant2008@hotmail.com
'' CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR ! ''