| Merhaba Misafir, Forumumuza hoşgeldiniz. Forumdaki tüm konuları görebilmek veya yenilerini oluşturmak için üyeyseniz giriş yapmanız, henüz değilseniz kayıt olmanız gerekiyor. Ücretsiz olan kayıt formun ulaşmak için, burayı tıklayınız
|
|
Maraş Katliamı ile Alevilerin yaşadığı acılar, göç, asimilasyonu konu alan 'Kaniya Dizan (Hırsız Pınarı)' isimli belgesel filmin çekimleri tamamlandı. Belgeselin yapımcısı Ali Uzunsakal, temel amacının Alevi toplumunun yaşadığı katliam ve acıları unutmayarak ders çıkarmasına katkıda bulunmak olduğunu söyledi.
Bir Alevi kenti olarak bilinen Kahramanmaraş'ta, özellikle 1978 yılında gerçekleştirilen ve 111 kişinin yaşamını yitirmesi, yüzlerce kişinin de yaralandığı katliam ve 1980 darbesi sonrası yaşananlara ilişkin belgesel film hazırlandı. Yoğun göç de vererek Alevi dokusunun neredeyse yok olduğu kentin Aleviler açısında önemi ve bu bölgede yaşanan acı, sevinç, katliam, köy boşaltmalar ve kültürel asimilasyonu konu alan 'Kaniya Diza (Hırsız Pınarı)' isimli belgeselin çekimleri tamamlandı. Belgeselde Maraş Katliamı'nın yanı sıra Sivas Katliamı ve 1990'lı yıllarda bölgede yaşanan çatışmalar ve köylerin boşaltılması, köylerden göç sonrası geride kalan yaşlı bir ananın yalnızlığı ve beklentisi de ironik bir şekilde anlatılmış. Belgeselin ismi ise Maraş Elbistan'da boşaltılan Kürt Alevi köylerinin geçmişten bu yana ortak buluşma noktası olan bir çeşmeden alıyor. Belgeselde bu çeşmenin bölge halkının yaşadığı katliam gibi acı olaylara tanıklığına göndermelerde bulunuluyor.
Wek Film tarafından Hasan Akgül Yönetmenliğinde çekilen belgeselin yapımcılığını ise, 39 yıl önce Kahramanmaraş'ın Elbistan İlçesi'nden Avrupa'ya göç etmek zorunda kalan Ali Uzunsakal yaptı. Uzunsakal, ismi Kürtçe, ancak anlatımı Türkçe olan belgeselin amacını DİHA'ya anlattı.
'Amacım yaşananları unutturmamak'
Belgesel çekme fikrinin yıllardır kendisinde oluştuğunu ifade eden Uzunsakal, 'Ben de Maraş Elbistanlıyım. Yıllardır içimde böyle bir özlem vardı. Özlemim coğrafyamızda yaşanan olayları gelecek kuşaklara aktarmak. Her yurtseverin ve Kürdün yapabileceği bir proje bu. Çünkü bizler böyle katliamların yabancısı değiliz. Daha önce yapılması gereken bir proje, aslında biraz da geç kaldım, ama bu belgesel bir başlangıç. Birçok alanda Kürtler aslında kendi yaşadıklarını bu şekilde belgeleyebilir' şeklinde konuştu.
'Alevilerin ezilmişliğine dikkat çektim'
Belgeselde esas amacının Mezopotamya ve Anadolu'da Alevi toplumunun karşı karşıya kaldığı olayları anlatabilmek olduğunu ifade eden Uzunsakal, '1200'lü yıllarından bu yana bu topraklarda Alevilerin hüsran, kırım ve kıyımdan geçirilme olayları vardır. Bunu biraz düşündüm. Kısa da olsa bu katliamları ve kıyımları anlatmaya çalıştım' diye konuştu. 'Ezilmişliğe, ötelenmeye, horlanmaya ve adam yerine koyulmamayı işledim' diyen Uzunsakal, 'Bu belki bazı insanların hoşuna gitmeyebilir. Ama bunlar bir gerçektir. Bir gerçeği siz hiç bir zaman göz ardı edemezsiniz. Yanan kor alevlere dönüşen yürekler var. Bir de buradan bakmak lazım. Dünya bize ne diyor? Politika ve siyasi anlamda yaptığım doğru bir şey mi? Diye bakmak lazım. Yapılanlara müdahale etmek bizim hakkımız. Avrupa bir olay geliştiğinde sağcısı ve solcusu birleşir ve onu mutlaka doğru hale getirmeye çalışırlar. Ama maalesef bizim ülkemizde bu hep göz ardı ediliyor. Vatandaş sadece seçim zamanında seçmen kütüklerinde varlar. Ama oradan çıktıktan sonra o insanlar unutulur. Kısacası ülkemizde hoş olmayan manzaralar yaşanıyor. Belgeselde ona değindim' dedi.
'Aleviler kendi tarihlerinin farkında değil'
Alevilerin kendi tarihleri ve yaşadıklarının yeterince farkında olmadıklarını dile getiren Uzunsakal, 'Aleviler 1240'lardan beri çektikleri acılar kırım ve kıyımları asla unutmamalıdır. Bence her Alevi o acı, drama bakarak ve geçmişten ders alarak yürüyen bir ilmin deryası olmalıydı. Bir akademi olmalıydı. Fakat bizde hain yada taraf çıkar amaçlı Alevilik güden ve alevi toplumunu kullanan sahtekarlar, sahte dedeler var. Bilmem onlar bir yerlerde utanıyorlar mı? Nerdeyse Alevilik ikiye ve üçe ayrılmış durumda. Bence aleviler güçlerini birleştirmeleri gerekiyordu' şeklinde konuştu. Alevilerin bir arada olup mazlum ve ezilenlerin yanında olması gerektiğini aktaran Uzunsakal, 'Bir taraftan insanlar kırım ve katliamlardan geçiliyor. Yerinden, yurdundan edinmiş. Onları da görmemiz gerekiyordu. Bir kere aleviler kendileriyle barışık değil. Bu durum karşısında bir alevi olarak içim acıyor. Kaldı ki yanı başımızda ocaklar söndürülüyor. İnsanlar göçe zorlanıyor. Orda da tüm aleviler duyarlı olmalıydı' diye konuştu.
Ali Uzunsakal Kimdir?
1950 Maraş Elbistan doğumlu olan Ali Uzunsakal çocukluk ve gençlik dönemini de Elbistan'da geçirdi. Siyasi nedenlerden dolayı 1970 yılında İsviçre'ye göç eden Uzunsakal aynı zaman şiir de yazıyor. Uzunsakal'ın yine Alevileri konu alan yayınlanmış iki kitabı bulunuyor.
Kaynak: DİHA - Pınar URAL
Git
Kimler Çevrimiçi?
Üyeler: 0,
Misafirler: 51
Forum istatistikleri
Konular: 138, Mesajlar: 195, Üyeler: 501
Aramıza son katılan üyemiz:
ali kiyak
Bugün Doğumgünü olanlar
Bugün hiçbir üyemizin doğumgünü yok.