Yedi Ulu Ozanlar
Alevi tarihine deyişleriyle, şiirleriyle yön vermiş, Alevi inancına bağlılıklarını yaşamlarıyla kanıtlamış olan yedi ulu ozanlar genel inanıșa göre şunlardır:
Şah Hatayi
Pir Sultan Abdal
Kul Himmet
Yemini
Virani
Fuzuli
Seyit Nesimi
Bu yedi ulu ozana Aleviliği teorileştirenler de diyebiliriz. Bu ozanlar Alevilik felsefesini en iyi şekilde dile getirmişlerdir. Yazılı tarihleride kendileri gibi her fırsatta katledilen aleviler, bu ozanların şiirlerini, söyledikleri sözleri adeta kanun saymıştır. Alevi inancının en önemli okulları olan cemlerde en çok bu ozanların deyişleri, nefesleri çalınır, şiirleri okunur, yine cemlerde semahlar bu deyișler eșliğinde dönülür. Hatta alevi toplumu o kadar benimsemiștir ki bu ozanları , şiirleri ve deyişleri günümüzde de türkü olarak saz eșliğinde söylenip, acı-tatlı günlerinde yașamlarına katık etmișlerdir.
Buradan da anlaşılacağı üzere bu ozanlar aradan geçen tarihi silmişler, güncelliğiniden hiç bir şey kaybetmeden günümüzde de Aleviliği , inanç boyutlarını, insana, doğaya ve tanrıya bakıș açısını, şiirleri ve deyişleriyle ölümsüzleştirmişlerdir. Yapıtlarıyla alevilerin direniș gücünü artıran, karanlıkta yollarını aydınlatan ıșık kaynağı olmușlardır. Anadolu halkı bu șairleri, kendi sözcüleri olarak kabul etmișler, șiirlerini de kendilerine bırakılan değerli bir miras gibi korumușlardır. Öyleki bazen bu șiirlerin șair tarafından mı yoksa halk tarafından mı söylendiği ayırtedilemez.
Bazen bunların arasına Kaygusuz Abdal , bazen de Yunus Emre’de eklenir. Çünkü onlarda yapıtlarında en az öbürleri kadar alevi inanç ve felsefesini yansıtmıșlardır. Bu da gösteriyor ki, bu konuda yanlış bir anlaşılma mevcut. Bazı kimseler Alevi ozanların sayısının yedi ozan ile sınırlandığını düşünmekte, söylemekteler. Bu bir yanılgıdır. Alevilerde tabiki ulu mertebesine gelecek daha nice ozanlar vardır. Yalnız bu ozanlar semboldür. Kimse Alevi ozanların sadece bu yedi ulu ozan ile sınırlı olduğunu sanmasın. Bu yedi ulu ozan diğer ozanların temsilcisi, sözcüsü, sembolü konumundadırlar.
Bu nedenle bu araștırmayı yaparken sadece bu yedi ozanımızi değil, yapıtaları ile Anadolu tarihine imza atmıș, șiir ve sözleri ile alevi filozofisine gönül verenlerin yolunu aydınlatan birer ıșık demeti olduğuna inanadığım bașka șaiirlere de yer verdim.
Inanıyorum ki, Fransa’da yașayan genç aleviler olarak, öncelikle evrensel değerlerle dolu olan bu güzel inancımızı, kendi öz kültürümüzü, çok iyi tanımalıyız. Daha sonrada, güzel Fransızcamızla kültürel kaynaklarımızı hem Fransız dostlarımıza hem de Türkçesi iyi olmadığı için kültürünü tanıyamıyan canlarımıza tanıtmalıyız. Bu düșünceden yola çıkarak böyle bir araștırma yapmaya bașladım ve bulabildiğim tüm kaynakları bu dosyada toplamaya çalıștım.
Eminim ki bugün Fransızcayı kendi ana dillerinden daha iyi kullanabilen, yazabilen ve okuyabilen gençler, aleviliğin güzelliklerini tanımaya bașlayınca bu tür çalıșmalar daha da dernleșecek ve zenginleșecektir. Ancak o zaman Alevilik inancı ve alevi ozanları tarihte laik olduğu yere konulacaktır.
Nazlı Ünal
Epinal – 20 Mai 2009
SEVGI HER SEYIN ILACIDIR...