Merhaba Misafir, Forumumuza hoşgeldiniz. Forumdaki tüm konuları görebilmek veya yenilerini oluşturmak için üyeyseniz giriş yapmanız, henüz değilseniz kayıt olmanız gerekiyor. Ücretsiz olan kayıt formun ulaşmak için, burayı tıklayınız



Forum
 Politika - İdeoloji / Felsefe, İdeoloji, Din ve Diğer Toplumsal öğeler
        Erenler ve günümüz ılımlı islamcıları

Sayfayı Yazdır

25.10.09, 15:38

coskun Üye çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 61
Kayıt tarihi: : 12.09.2009
Erenler ve günümüz ılımlı islamcıları
Fuat Köprülü, “İlk Mutasavvuflar” adli eserinde; Türklerin İslamiyeti İran üzerinden özellikle Acemler aracılığıyla aldıklarını söylerken şöyle diyor: İslam inancı ve medeniyeti Iran kültürünün merkezi olan Horasan yolu ile Maveraünnehir’den geliyordu. Hz Muhammed’in ölümünü takip eden yıllarda iki önemli görüş farkı çıkıyor. Bunlardan birinde Arap milliyetçi baskıların ön planda tutulduğu görüş, diğeri ise İslamiyetin evrensel bir din olarak milliyetçilik ve militarizm zincirinden uzaklaştırmak isteyen görüş. Evrenselliği benimseyenler, Arap milliyetçiliğinden kaçarak Horasan’a yerleşenlerdi. Ayrıca o yıllarda Horasan Türklerle meskun bir bölge idi.

Horasan yöresinin bir Türk yöresi olduğu, Türklerin gelenek ve göreneklerine bağlı oldukları, geleneklerinin evrensel içerik taşıdığı İslamiyeti kabullerinde evrensel bakış acısının kendi eski görenek ve gelenekleriyle uyumluluğunu gözden kaçırmamak gerekir.

HORASAN OKULU

İslamiyetin evrensel bir din olduğunu vurgulayan ve Arap baskısından kurtulmak isteyenlerce Horasan’da bir okul oluşmaktaydı. Bu okula “Horasan Mektebi” denilmekteydi. Horasan okulunu oluşturanlar İslamiyetin yüce fikirlerini Horasan’da yaymaya başladılar. Islamiyetin en önemli fikirlerinden biri olan “tanrıya ortak koşmamak” özelliğine uyulmak koşulu ile İslami inanç ve düşünce sistemiyle mevcut bölge halkı olan Türk gelenek ve görenekleri kaynaşmaya başladı. Ancak Türklerin töre ve geleneklerinden bazıları tanrıya ortak koşuyorsa, o zaman Horasan okulu bu uygulamaları kendi bünyesine almadı. Sonuçta İslamiyet Türk töresiyle inancıyla birleşmeye başladı. Böylece Horasan okulu Arap etkisinin dışında, bölge halklarının eski inanç ve yasam kültürünü de içine alan evrensel İslam anlayışı ortaya çıktı.

HOCA AHMET YESEVİ

Horasan okulu’nun en önemli temsilcisi Hoca Ahmet Yesevi ’dir. Arapça ve Farsça bilmesine rağmen çok sade bir Türkçe ile Hikmet denilen eğitici sözleri, Türkistan Türkleri üzerinde büyük izler bırakmış olmasıdır. Bu hikmetli sözlerde şeriat erkânını ve tarikat adaplarını anlatmıştır. Yesevi Ocağı aynı zamanda bir tarikattır. Önemli ve büyük tarikatlardan Nakşilik ve Bektaşilik, Yeseviliğin kollarıdır. Yeseviliğin, adapları müridlerin uyması gerekli hususlar ve ahkâmları vardır. Yesevi dergâhı, fakirler, yoksullar, yetim ve çaresizler için bir sığınak yeriydi. Bu dergâhlar aynı zamanda, tekke edebiyatının ilk temsil edildiği yerler olmuştur. Ahmet Yesevi tekke edebiyatının ilk temsilcisidir. Bu vesileyle Anadolu’daki Türk edebiyatının yeşerip gelişmesine zemin hazırlamış, Yunus Emre gibi büyük şairlerin yetişmesine sebep olmuştur. Bu şekilde yetiştirdiği talebelerinden tayin ettiği halifeleri şunlardır; Mansur Ata, Abdulmelik Ata, Süleyman Hakim Ata (Bu Türkler arasında en meşhur halifesidir) Muhammed Danişmend, Muhammed Buhari (Sarı Saltuk) Zengi Ata, Tac Ata v.b. Bu halifelerinin yetiştirdiği birçok talebe ki; Ahi Evran, Hacı Bektaş, Mevlana, Taptuk Emre, Yunus Emre gibi talebeler Anadoluda, Ahmet Yesevi’nin çizdiği yolda ilerlemişler ve Türk dilini, edebiyatını, kültürünü özellikle İslam dinini doğru olarak gelecek nesillere aktarmışlardır. Sade bir Türkçe ile Halkın anlayacağı, sohbet tarzındaki “Hikmet” adlı şiirleri, Çin'den, Marmara sahillerine kadar yayılıp, Türk Milletine manevi ışık olmuştur. Ahmet Yesevi Hicri 590 (1194) de Yesi şehrinde vefat etmiştir. Kabri üzerine türbe, 200 yıl sonra, Timur Han tarafından inşa edilmiştir.

"Kafir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma. Çünkü kalbi kırmak Allah'ü Taala'yı kırmaktır. Gönlü kırık zavallı garip birini görsen, yarasına merhem koy, yoldaşı ve yardımcısı ol." Yesevi’nin bu sözünü anımsadıkça, günümüz iktidarında kendilerini “Ilımlı İslamiyet adına” bulunduklarını iddia edenlerin davranışları, yaşam biçimleri, insana yaklaşımlarını, öfke ve küfürlerini görünce insanın içi ürperiyor. Dünya değerlerine, makama, altına akçeye, lükse, mala, gösterişe düşkünlükleri, altın musluklar yaptırmaları, halkın parası ile köşklerde dekorasyon yeniletmeleri, saltanat sürmeleri karşısında Horasan Erenleri’ni anımsamadan edemiyor insan.

AYAKLARINDA ÇARIK SIRTLARINDA ABA…

Onlar (Horasan Erenleri) ayaklarında çarık, sırtlarında aba, ellerinde asa bu Anadolu’yu karış karış dolaşarak Müslümanlaştırdılar. Türkleştirdiler. Şimdikiler Ilımlı İslam adına Anadolu’yu Amerikanlaştırmanın, Araplaştırmanın elçiliğini yapıyorlar. Türkçeyi, türk ve İslam geleneklerini bir tarafa bırakıp Arap giyinme tarzını, Amerikan dilini öne çıkarıyorlar. Ama bu böyle gidemez! Yüzyıllar ötesinden Hoca Ahemet Yesevi’nin hikmeti, ahı onları doğru yola çekecektir. Üzerinden onlarca uygarlığın geçmesine karşın yok olmayan Anadolu uygarlığı kendini ve insanını koruyarak geleceğe güvenli adımlarla ilerleyecektir.


------------ -----------------------------------------------------

saygılar..
mustafa coşkun
exuberant2008@hotmail.com




'' CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR ! ''


Sayfayı Yazdır  |  Sonraki Konu  |  Önceki Konu
 
Git
 


 Kimler Çevrimiçi?


Üyeler: 0, Misafirler: 80

 Forum istatistikleri


Konular: 138, Mesajlar: 195, Üyeler: 501
Aramıza son katılan üyemiz: ali kiyak

 Bugün Doğumgünü olanlar


Bugün hiçbir üyemizin doğumgünü yok.


FUAF - Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu | Yazdır