|
|
Melek Aras(12.10.09, 16:00)Ektiğimizi biçeceğiz çocuk yetiştirirken Merhaba'lar... Günümüzde çocuklarımıza yanlış eğitim veriyoruz. Büsbütün mutsuz ve yalnız, dört duvar arasında bilgisayar başında insan'lar olarak, onları insan'lıktan uzak gelecege bir insan'lar hazırladığımızı bilen ve onları kazanmamız gerekirken kaybedeceğimizin farkına varamayan ebeveyn'lere bir anne olarak seslenme ve yazma gereği duyduğum için yazıyorum. Çalışan ebeveyn'lerin, işyerinde geçirdikleri zaman nedeniyle çocuklarıyla yeterince ilgilenememesi gibi, işten-eve yorgun dönmenin yanında evdeki işlerini de aksatmamak durumundadır. Bu nedenle de çocuk, anne baba özlemiyle evin içinde bir "gurbet yanlızlığı" yaşar. Ve her ikisinide görememenin, aile düzenini yaşayamamanın, sevmenin-sevilmenin farkına varamamanın ona vereceği hasarı düşünmek bile istemiyorum. Onun bir evi, böyle bir ailesi olması ona yetmez. Çocuğun çok oyuncaklarının olması da ona yetmez. Oyuncaklardan çok, "ilgi, sevgidir" çocuğun hamuru. Hani ektiğiniz bir çiçektir. Su ister, toprak ister, günes ister, bakım ister. Onlar ailenin, o yuvanın bahçesidir. Daima ilgi, alâka ister. "Aşk'ın meyvesidir" onlar. Anne ile babanın kendi aralarındaki ilişkileri, birbirlerine olan duygu ve düşünceleri, aşk'ları çok önemlidir onun için. Çocuğun kavgasız evde, yokluk içerisinde büyümesi, kavgalı evde, varlık içinde büyümesinden çok daha olumludur, o çocuk için. Öyle olması gerek diye düşünüyorum, 'hayat'ı tanıma açısından. Çünkü; Yokluk paylaşmayı öğretir O'na. Ekmeğini, suyunu, yatağını paylaşmanın bilinci yerleşir kafasına, ki "o kâprissiz bir çocuk olur". Çocuk, küçük olmasına rağmen yüreğini besler, büyütür içinden. Oysa varlık içindeki herşeyi olan, hatta "bir dediği, iki olmayan" Anne'ye Baba'ya hasretse çocuğa alınan hediyeler ve oyuncaklar onu şımartır, ki bu O'nu egoist ve mutsuz yapar. O büyüsede yüreği küçük kalır. Sevmesi zor, sevilmesini de bilmez. Bazen çocuğa "seni seviyorum" demek yerine, anne ve baba mutfakta beraber yapacakları yemeklerde çocuğun o yemeğe tuzunu atmasının, "o yemeğe ne kadar da lezzet kattığını" veya "yemeğin güzel olduğunu söylemesi" yeter. Bunu, hissettirmektir ona. "İnsan'lığı, yardımlaşmayı, dayanışmayı, yokluğu-varlığı" gösterip öğretmek, onunla konuşmak, anlatmaktır çocuğa herşeyi. Ona vereceğiniz en güzel şey sabır ve emektir, çocuk böyle büyütülür. Saygılar, Melek ARAS |
Aras(15.10.09, 23:41)Sevgili Melek annecigim... Biz 6 çocuğa verdiğin emeğini ödeyeyiz. Sana layık olmaya çalışacağım. Seni seviyorum. Öptüm. Gayem Aras. |
Melek Aras(18.10.09, 15:40)ANNECIGIM Ellerine saglik, yüreyine saglik, kalbine saglik. Seninde dedigin gibi eyitimin basi SEVGI'dir. Senin bizi sevdigin gibi. Bize verdigin bütün emekleri sana ödeyemeyiz, cünkü bunu sadece bir ANNE yapar. Gecesini gündüzüne katar, yemez yedirir, icmez icirir, cocugunu büyütüp mutlu etmek icin, iyi bir evlat, iyi bir insan olmasi icin, hayat'ta basarili olmasi icin. Cünkü cocugu onun bir parcasidir, onun kani, onun kalbidir. Senin sayende bende bir yuva kurdum, ve simdi benimde cocuklarim var. Onun icin seni cok iyi anliyorum. Ve sana COK COK tessekkür ediyorum. Sana yapabilecegimiz tek sey sevgine laik olmak. Nasilmi ? Bize ögretiklerini sana basarilarimizla Göstermek. SENI COK SEVIYORUM ANNECIGIM. SEVIL ARAS |
naz(01.04.10, 14:04)merhaba yureyinizdekileri bizlerle paylastiginiz icin tesekkurler .bir cocugun en buyuk oyuncagi sevgidir .ben kendi cocuklarimdan biliyorum .saclarni bile oksasam cok mutlu olurlar.haklisiniz ne ekersek onu bicecgiz [/b][/i] |