http://www.alevi-fuaf.com/index.php?p=showtopic&toid=105&fid=7&t=danone-nun-babasi-dr-izak-karasu

Yazıcı versiyonu / Yazıya dön





Forum
 Toplum - Yaşam / Erkekler
        DANONE'NUN BABASI : Dr İZAK KARASU

DANONE'NUN BABASI : Dr İZAK KARASU

()



coskun

(05.10.09, 15:22)
DANONE'NUN BABASI :Dr İZAK KARASU
Danone şirketinin isim babası Daniel Carasso, 104 yaşında öldü.
Fransız gıda şirketi Danone’den yapılan açıklamada, 1905 yılında Selanik’te dünyaya gelen Carasso’nun 104 yaşında hayata vede ettiği belirtildi. Danone üst yöneticisi Franck Riboud, yaptığı açıklamada, Hepimiz onun adını taşıyan bu büyük grubun, 1929 yılından bu yana sınırsız enerjisini ve iyimserliğini şirketin başarısına adayan Daniel Carasso’ya minnettar olduğunu biliyoruz dedi.
Daniel Carasso’nun babası Isaac Carasso, 1919 yılında yoğurt satmaya başlayarak, gıda işine başlıyor. Baba Carasso yoğurda, oğlu Daniel’in bir dönem yaşadıkları İspanya’nın Barselona kentinin yaygın dili Katalanca karşılığı olan Danon ismini vermek istiyor, ancak bu isim marka olarak tescil edilemeyeceği için Danon’un sonuna e harfini ekleyerek ünlü Danone markasını yaratıyor.
Babasının 1923 yılında üniversite eğitimi için Fransa’nın Marsilya kentine gönderdiği Daniel Carasso, daha sonra Pasteur Enstitüsü’nde eğitim aldı ve 1929 yılında Fransa’da Danone yoğurtlarının temelini attı. Danone 1967 yılında Gervais şirketi ile birleşerek Gervais-Danone adını aldı. Ancak şirketin 1972 yılında BSN Group ile birleşmesi, dünyanın en büyük gıda gruplarından birini yarattı. Bugün 76 bin çalışanıyla dünyanın birçok yerinde faaliyet gösteren Danone’nin gelirleri, geçen yıl 15,2 milyar avro oldu.

SELANİK YOGURTÇUSUNDAN GÜNÜMÜZE -

Hikayeyi sizinle de paylaşmak isterim.. Carasso ailesinin öyküsü. Yirminci yüzyılın başında 80 bin Yahudi ve 20 bin kadar Sabetaycı'nın yasadığı Selanik'te Karasu'lar önde gelen ailelerden biriydi. Balkan Savaşları’nda Selanik düşünce, yani Yunanistan tarafından işgal edilince, Yahudi toplulukta büyük bir panik patlak verdi. Çoğu Avrupa yollarına düştü. (Kalanlar 30 yıl sonra, Hitler orduları Yunanistan’ı işgal edince toplama kamplarına gönderilecekti.) Yunanlıların Selanik'e girmelerinden kısa bir süre sonra İzak Karasu, eşi ve oğluyla birlikte İspanya’ya göç etti. Tam 420 yıl sonra, kovuldukları topraklara geri dönüyorlardı. İlginç ayrıntı İspanya 1492'de Yahudilerdi topluca sürmüş ama vatandaşlıktan çıkarmamıştı. Karasu ailesi tekrar Barselona'ya yerleşti. Yıl: 1912. Önce adını Latin alfabesine uyarladı. Izak oldu Isaac, Karasu ise Carasso. İzak Karasu sonra bir muayenehane açtı. Çok az hastası vardı, ailesini geçindiremiyordu. Bu nedenle ek iş olarak zeytinyağı ticaretine de girişti. Birinci Dünya Savası’ndan sonra Avrupa'da müthiş bir yoksulluk dönemi başladı. İspanya da bundan nasibini aldı. Açlık diz boyu idi. En çok da ilaç sıkıntısı çekiliyordu. Tam da o günlerde Barselona'da çocuklar arasında salgın halinde bağırsak hastalıkları patlak verdi. Gözleri yaslı anne-babalar kucaklarında bir deri bir kemiğe dönmüş yavrularıyla diger doktorlar gibi Isaac Karasu'nun da muayenehanesine dayanıyor, "Kurtar çocuğumuzu" diye yalvarıyorlardı. Ama diger doktorlar gibi Carasso'nun elinden de pek bir şey gelmiyordu. Gözünün önünde ölüp giden çocukların acısıyla uykusunun kaçtığı gecelerin birinde, bir ses yankılandı belleğinde: "Yoğurtçu geldi. Kaymaklı yoğurtlarım var." İrkildi. Selanik'te gün aşırı evlerine bir tepsi kaymaklı yoğurt bırakan Türk satıcının sesiydi bu. Ve "Eureka" çığlıklarıyla hamamdan dışarı koşan Arşimed gibi yataktan fırladı. "Tabii ya" dedi, "Tabii ya." Selanik'te bağırsak hastalıklarının tedavisinde yoğurt kullanıldığını anımsamıştı. Günde üç öğün birer kase yoğurt yediriyorlardı hastaya ve birkaç günde sağlığına kavuşuyordu. Yoğurdun nasıl yapıldığını biliyordu. Hemen ertesi gün, evinin bodrumunu hazırlamaya koyuldu. Orası artık mandıraydı. Birkaç çiftlikten topladığı sütle yoğurt imalatına girişti. Yıl: 1919. İlaç Yerine Yogurt Ancak bir sorun vardı. Avrupa'da yoğurt bilinmiyordu. Evet, 1500'lerin ortalarına doğru Kanuni Sultan Süleyman bağırsak enfeksiyonuna yakalanan dostu Fransa Kralı I. François'ya bir yogurtçu göndermişti. Ne var ki, kral iyileşince yogurtçu sırlarıyla birlikte İstanbul’a dönmüştü. Kayıtlarda öyle yazıyordu. Yine Dökmeciyan isimli bir Osmanlı Ermenisinin 20 yüzyılın başında, Pariste küçük bir yoğurt imalathanesinin de olduğu biliniyor ama Dökmeciyan sadece Osmanlı topraklarından buraya göç edenlere satabildiği için Avrupa’nın yoğurdu bildiği söylenemezdi. (13). Isaac Carasso, ürettiği şeyin Balkanlar'da ve Anadolu'da yaygın bir tüketim maddesi olduğunu nasıl anlatabilirdi? Çareyi yoğurdunu ilaç olarak kabul ettirmekte buldu. Ve Carasso'nun yoğurdu eczanelerde satılmaya başladı! Sıra artık ilaca patent almaya gelmişti. Onun için de bir ad koymaya. Bir ışık çaktı neden oğlunun adı olmasın? Yani minik Daniel'in (Danyal)? Yaşadıkları Barselona’nın yaygın dili Katalanca'da küçük Daniel'in ya da "Daniel'cik"in karşılığı çok hoştu doğrusu: "Danon!" Ancak bu özel ad olduğu ve marka namıyla tescil edemeyeceği için sonuna bir "e" ekledi. Hoş geldin "Danone" yoğurtları! Yoğurtçuluk çok kısa sürede Isaac'in asıl mesleği haline gelince oğlunu, Daniel'i tahsilini yapmaya gönderdi Fransa'ya: Marsilya'da ticaret lisesinde okuttu. İsin pazarlama, satış, muhasebe bölümünü bilimsel olarak öğrenmesi için. Ardından Paris'te Pasteur Enstitüsü'nde bakteriyoloji stajı yaptırdı. İsin üretim aşamasına hakim olabilmesi için. Daniel öğreniminden sonra Fransa'da kaldı, çünkü babası, Isaac Carasso dünyadan göçmüştü. 6 Şubat 1929'da, Paris'te 18'inci bölgedeki bir dükkanda "Danone Yoğurtları Paris Şirketi" kapılarını açtı. Onu 1932'de Levallois-Perret'te ilk fabrika izledi. Danone imparatorlugu iste böyle dogdu. Bugün öyle bir imparatorluk ki o, 5 kıtada at koşturuyor. Daniel Carasso, Daniel'cik, Danone hala hayattadır. (Bu yazı ölüm haberinde önce yazıldığından.. )100 yaşında olup Barselona'da yaşamaktadır. Uzun yaşamasının sırrı mı? Herhalde söylemeye gerek yok her gün birkaç kase yoğurt! Ve Daniel'in kulaklarında -babasının anlattığı- Selanikli yoğurtçunun evlerinin kapısını çalarken seslenişi yankılanıyor: "Yoğurtçu geldi. Kaymaklı yoğurtlarım var..." Biliyorsunuz Danone yoğurtları, daha sonra ekşimesi engellenerek ve içine şeker konularak, tahrip edildi. Aslında bu firmanın kurucusu Dr. Isak Karasu’ya bir ihanetti! Maalesef yoğurt doğal olarak içerdiği probiyotiklerden, enzimlerden ve vitaminlerinden önemli ölçüde arındırılmıştı. Çünkü probiyotikleri (faydalı mikropları) yok edilen şekerli gıdaların ishal mikroplarını öldüremediği gibi azdırıyordu da. Zaten Danone’ciler bunu bildikleri için, artık dedelerinin aksine ishal tedavisinde kendi yoğurtlarının kullanılmasını önermiyorlar. Anlayacağınız 1912’de Osmanlıdan alıp götürülen yoğurt yaklaşık bir asır sonra, 1997’de Fransız kılığında "Danone yoğurt" olup döndü...

----------------------------------------------


saygılarımla..
mustafa coşkun
exuberant2008@hotmail.com



FUAF - Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu